PROPHÊTA

ayaklarının altındaki toprak benim de bastığım çimenin kokusudur.öpemediğin dudaklarım ay gecesi. benden gidemiyorsun.hangi kente gidersen git. utangaç bir kedi yürüyüşündekoynumda yer arıyorsun ama yüz bin yıllık erkekliğin var seninnereye koyacaksın çıplak kokunu.bir kadının göğsünde büyürken hayat. çünkü yaşam dişi. Onusarmalayan güneş ve ay. Dişinereye baksan doğurgan senin yüreğinden gayrısı.bilemezsin. çünkü gerçek tek başına bulmaz insan. …

ayaklarının altındaki toprak benim de bastığım çimenin kokusudur.

öpemediğin dudaklarım ay gecesi. benden gidemiyorsun.

hangi kente gidersen git. utangaç bir kedi yürüyüşünde

koynumda yer arıyorsun ama yüz bin yıllık erkekliğin var senin

nereye koyacaksın çıplak kokunu.

bir kadının göğsünde büyürken hayat. çünkü yaşam dişi. Onu

sarmalayan güneş ve ay. Dişi

nereye baksan doğurgan senin yüreğinden gayrısı.

bilemezsin. çünkü gerçek tek başına bulmaz insan. bulmalı.

‘ilk sayı üç’.

ama illa kırmızı.

öpüşürken kırmızı. ağlarken kırmızı. çakmak taşını geceden

korktuğun

kadar sürtersin odunun kalbine. çeşm-i siyah ağlatır insanı.

öğrenirsin. lütfen

geç kalmadan.

mor rengi erken tanıdı kalbim. asaletine vuruldu. susmadı. İçine

isyan kattı.

bilmelisin hüznün yankısı mor. tanıdıkça sarıyor toprağı

imdi beni istiyorsun. hala istiyorsun. bu ayıp değil. seni istediğimden

emin olamaman ayıp. geçmişi bir palto gibi üstünden

atmak kolay değil. yine de erkek olmadan sev göreyim seni.

beklediğin gibi sev bekleyeni.

beni cennette istemedin. inciri ruhumla ısırdım unutmadan

adaleti. sen utandın. şimdi utancın hırsını büyütüyor. kırdığın

aynalar bin yıllık. oysa masum ayna ve ben. seni olduğun gibi

gördük

mülkü yok bir kadının yüreğinden başka. bilesin.

 

Fotograf: Kasimiye Medresesi, Durzan Cirano

 

Yazar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yelda Karataş

Yelda Karataş