46XX

46XX

ESKİ KIRIK BARDAKLAR

İşte bu ellerimle yalnızım bu inanmazsan bak Bu saçlarımla bu iyi giyimlerimle paralarımla Sen varsın ya sen çoğu kez yetmiyorsun Uzakta mısın sen misin söylemiyorsun Bakışın mı eksik dudakların mı anlamıyorum O adamlar geliyor aklıma karanlık iri yarı O gemiler ipleri yelkenleri dümenleri dökük Unuttuğum kırlangıç kuşları kırık bardaklar Bir ahşap evde taşlıkta yaz günleri …

SENİ SAKLAYACAĞIM 

Seni saklayacağım inan Yazdıklarımda, çizdiklerimde Şarkılarımda, sözlerimde. Sen kalacaksın kimse bilmeyecek Ve kimseler görmeyecek seni, Yaşayacaksın gözlerimde.  Sen göreceksin, duyacaksın  Parıldayan bir sevi sıcaklığı, Uyuyacak, uyanacaksın. Bakacaksın, benzemiyor Gelen günler geçenlere, Dalacaksın. Bir seviyi anlamak Bir yaşam harcamaktır, Harcayacaksın. Seni yaşayacağım, anlatılmaz, Yaşayacağım gözlerimde; Gözlerimde saklayacağım. Bir gün, tam anlatmaya… Bakacaksın, Gözlerimi kapayacağım… Anlayacaksın. Özdemir …

Tek Başına

Ölürken çocuklarımı unuttum Küçük deniz kirpileriyle sabah Denedim bütün sabahları.  Sana sürgünümün şarabını bıraktım al  Mumlarını güzelliğin ve hiçliğin  Bir de kaygumun soluk ellerini. Denedim bütün ölümleri Ama görmedim büyülü ağaç Ezilmiş sevdaların giysileri. Sana ayrılığın yayını bıraktım al Bir de adını bilmediğim gökyüzünü Lamalar gibi koşar bozkırda. Oysa ölümsüzlük şuracıkta, kar Güneşi gibi doldurmuş …

Eskil Bir Aşk Öyküsü

boynumda yağmurdan bir kolye... ıslak taşlara oturuyorum bugünlerde... bir siyam kedisi ve ben... pek çok şeyi geriye doğru unutuyoruz... eski rus bir sevgilim vardı... başka birisini göze alamam bugünlerde... öykü safir aynalı bir salonda geçiyordu... her şey önce çok güzel başlıyordu...  sen, gözünde siyah bir bant, beni dansa kaldırıyordun... ben seni portekizli bir korsan sanıyordum... …