Home/Şiir

Şiir

Yalnızlık Melodisi

Yine gece oldu yine bankın ucuna oturdum Ruhumun sokak lambasını da içime tuttum Bak işte orada oyun oynuyor çocukluğum Biraz neşeli, biraz özlem dolu az da buruğum  Bedenim kalabalık, ruhum yalnızlık içinde Birbirine çarpar duygularım acı içinde Çocukluğumun kokusu gelir burnuma Yalnızlık melodisini söylerim sessizce Yağ satarım bal satarım annem ölmüş...

KABUK

Uykumun kabuklarını soydum Döküldüm. Kireçlenen yerlerime cansuyuydu zaman Ne kadar dökülürsem döküleyim Kaçamadım. Titreyen gölgelerin sayrılı bakışlarından  Olmayan zamanı susturdum Irmağın o direngen öfkesine rağmen Çember sakallardan geçip Yılankavi yollara daldım “Burası bir tapınak.” diye bağırdı karanlık. “Burası bir dünya.” diye bağırdım. Mum dağıldı, mantralar çaldı Alevler o tatlı ezgilerle Efsunlu dillerdeki okunmuş turuncu yalanlara …

KARA MASAL 

Enkazını teşrih masasına yatıran bir kazıcıyım ben Her fırça darbesinde eksiliyor bedenim Her dokunuşta un ufak oluyor ruhum Toprağın karnı hiç konuşulmayan paslı bir dile gebe Ağzımda mühürlenmiş hakikat Kireçlenmiş bir tablet kırığı!  Eski bir çöküşü haykırıyor o taş Tekil bir sancıyla "ben" diye çırpınıyor Ben... Beni... Çoğul bir cinayetle örtüyorlar üzerini: Biz... Bizi... Kendi …

yara

gönlümün müşkilin de bana yâren olana kurban olayım. ki yâr biçâreliğimden bîhaberdir. lamı cimi yok başımdaki püsküllü belâların. sırdaştık. yârenime dert yandım. dedim ki: “bak kahpe felekte böyleyken böyle felaketim”. derin bir iç çekti. dedi ki: “olur öyle makûs silsileler. karmaşadır yaşam. tevekküle bırakmalı…” ferahladım. lâkin dermansızdım anlamadı dermansızım. gün, mevsim geçip vakitsiz akıl erdirdiğinde… …

TESADÜFLER  DURAĞI

( koyda lodosla sözleşip eskimiş sahipsiz, mavici bir tekneyi martılar evi yaptı karakedi )  sorulsa,darı saçlarına bronz sarılıktakıvranan, cılız, sırtı beyaz birçilenti arzusu için :umma çizgili, vücut ısısı lacivertmısır koçanına sorulsa yazıngölgeler hizmetçisi güneşe sorulsaçılgın mı çılgın asi nehrine kulak verilse ;yılkı atlarına benzediğini söyleyecekboşluk sayacı balkon ve güvercinler. yorgunsak beklentiye sorulsa,ihtimal kontrolsüz duygu teli …

Kahramanın Yolculuğu

Resim: Mîna KocailikBalığına binmiş uçarken kahraman, kuyruğundan ışık saçarmışIşığına çakal eşlik edermiş, imparator edasıylaÇakal sihir olmuş, balık kısmet, kuyruk süpürge… Rehber arkadaşlarıyla uçarken kahraman, saçlarında yön bulurmuşYönüne eşek eşlik edermiş, boynunda sallanan yüreğiyleEşek destek olmuş, rehber aile, saç yuva…Değneğine doğru uçarken kahraman, kendinden güç alırmışGücüne kuşlar eşlik edermiş, güzel çirkin sesleriyleKuşlar bilgi olmuş, değnek irade, kendi …

SÜREK AVI

kulağımda çınlayan her düşünce uyandırırdı geceyi uykusundan bozgunlar düşerdi yolumun tenhalığına dürterdi ruhumu, başlayan amansız kovalayış dörtnala ve peşi sıra  geceyi aşmak isterken kaç sabah çelinirdi ufuktan ayaklarımın altından çekilen gölge arşınlayıp düşlerimde büyüyen koca ormanı sürçerdi başka çarpık adımlarda lime lime edilmiş sözcükler düşerdi dilimin ucundan ölmeye uzanmış bir ceylanın gözlerinde ilk ışıkla diş …

Unutmanın Üstünü Ört

kim atabilir bu yükü omuzlarından gövdesi bile ağır gelirken insanın taşımaya ya da neden vakit bulunamaz hiç aşk yapmaya, dalıp gitmeye, ağlamaya sahi, zamanı kim ayarlar bay antuan kurup koskoca çarkları birbiri ardına biri için bir çan çalar ve biter hayat sahi, kim toparlar kırılan kalpleri, ne iş! Selahattin Yolgiden  Ne iş Ne iş Ne …

seyran

ve bir gün memleketin kalbinde başak yanmış savat işlemiş kuşların hıçkırığı gözlerine seyran'ın  aynı durağa götüren bulutsuz gece  yaralı, giysileri alınmış koca memelerinden cigara çıkarıp göğün çividine hohlamış dumanını ne çok kötülük olmuş cümle alemde gümüşü ne çok kararmış insanlığın çanlar demiş seyran “yolunu kaybedenler için çalar son istasyonda buluşalım mı?” Uykuların Kara Kutusu