Home/1. Sayı

1. Sayı

Onat Kutlar’ın Deniz’ler için Yazdığı Şiir

I.Ateş sardı kör yılanın gözünüİspinoz kuşu da ötmez olduKurudu evinizin önündeki asmaAnanızın kurduğu salçalarSoğuyor kızgın güneşte ve örtüyorGözyaşlarının dinmeyen buzlarıSayısız köylerini yoksul doğunun Yüzünüzün denizinde yapraklanan kanŞimdi ölü suların dibine çöküyorKinin külrengi örümcekleriSeriyor suların ve şehirlerinÜstüne unutuşun kefeniniArtık cellatlar sizi hatırlamıyorYalnız sessizliğin çınladığıAvlunuzun taşlarından bir sesSoruyor belirsiz zamanlarda“Öldün mü oğul?”Kim biliyor bu sorunun karşılığınıAnanız kapıları kapatıyorKapatıyor …

ONAT’IN YENİ YILINI KUTLARIM

Onat’ın yeni yılını kutlarım Onat’ın Onatları koşuyor Beyaz bir yatağın veliefendisinde Bir bel farkıyla yine birinci geleceksin Gazi ayıntabın o en eski tayı Şarap parçasının önünü kesemez şarapnel Sen alnı açık beli doğru bir yarış atısın Onat

LİMON KOKULU, YAĞMURLU KADINLAR VARDIR

Gerçekten bir şey oluyor burada. Gizemli bir şey.Bir denizaltı kadar görkemli ve garip.Gri bir günde camlardan yağmuru seyretmek.Saydam yusufçuklar yavaşça uzaklaşıyor ve benisana getiriyorlar topaz tapınaklarda.Sen bir güneş tanrısı gibi gülümsüyorsun.Biliyor musun kaç yıl tek başınaydım benkarmaşanın içinde. Bir türlü tutunamıyordum işte.Bir tek senin yanında yürümüştüm bentopaz bir günde ve suya yakın.Geceleri üstümü örterdin. Sonra …

Ey Hayat

Ey hayat, sen şavkı sularda bir dolunaysın.Aslında yokum ben bu oyunda,ömrüm beni yok saysın... Yaşam bir ıstaka;gelir vurur ömrünün coşkusuna.Hani tutulur dilin,konuşamazsın… Tırmandıkça yücelir dağlar.Sen mağlupsun sen ıssızve kalbinde kuşların gömütlüğü;tutunamazsın! Eloğlu sevdalardan dem tutar,aşk büyütür yıldızlardan;senin ise düşlerin yasak,dokunamazsın... Birini sevmişsindir geçen yıllarda.Açık bir yara gibidir hâlâ.Hâlâ ne çok özlersin onu,ağlayamazsın… Yolunda köprüler çürür.Sesin, …

Şehirden Bir Çocuk Sevdin Yine

Yaktın masum hırslarını geliyorsun oysa bir bilsen, seni ona taşıyan şehir saçını bağladığın iple bile alay ediyor Ah! bir bilsen herkes tetikte; sense böyle hesapsız, böyle sevinçle Ah! bir bilsen sadece güzelliğin tutuyor acımasızlığın kapılarını Yaktın masum hırslarını geliyorsun, şehirden bir çocuk sevdin yine...

İnanalım Soğuk Mevsimin Başlangıcına

İNANALIM SOĞUK MEVSİMİN BAŞLANGICINA ve bu benim, yalnız bir kadın;soğuk bir mevsimin eşiğinde,yeryüzünün kirlenmiş varlığını anlamanınbaşlangıcındave gökyüzünün yalın ve hüzünlü umutsuzluğuve bu beton ellerin güçsüzlüğü... zaman geçti, zaman geçti ve saat dört kez çaldı, dört kez çaldı. bugün aralık ayının yirmi biridirben mevsimlerin gizini biliyorumve anların sözlerini anlıyorumkurtarıcı mezarda uyumuşturve toprak, ağırlayan toprak,dinginliğe bir belirtidir. …

TILSIM

Sonsuzluğuna yetmez zamanaşkındır belkiiçinden geldiğin hiçlikçıkmak için çırpındığısesleri-nkanatlarıdır belki kalbindendudaklarında fısıltısıuçarcasınao sözcükler-in.Sessizliğine yetişemez hayallerkonuşmayı vaad etmiş dudaklarınÖyleceheybetli duruşuyanarken sıcak samimiyet dağlarındaseslerikanatlarıdır belki rüzgarınkulaklarımda pupa yelkenfısıltısıo sözcükler-in.Yaklaşır zamanalır gider bir yerlereSessiz yoklukUçar dudakların-danRüzgârsızo sözcükler-in. 

Biz Uçarı-z

O nasıl dans Kimse bize inanmaz Olsak da katil Daramız yalan yazmaz Samimiyetsiz kanun deler eteği Samimiyetsiz kanun deler etiği Ve biz ters giydik etiği Biz ters giydik eteği Acı olan insan lekesi, masum mürekkep mi Hesap sözünü tutmaz, aç emniyeti Köprünün altından geç Uçmak acıtmaz Tüne bakan siyah tül Güneşin yoz gözlüğü Standart prosedür …

ŞİİRDE KONU ARAÇTIR

AKINCILAR Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik     Bin atlı o gün dev gibi bir orduyu yendik Haykırdı, ak tolgalı beylerbeyi "İlerle!"     Bir yaz günü geçtik Tuna'dan kafilelerle    Şimşek gibi atıldık bir semte yedi koldan     Şimşek gibi Türk atlarının geçtiği yoldan    Bir gün yine doludizgin atlarımızla     …

KIRMIZI MÜREKKEP

Bin yıllık mücadele tek bir ahit Yazgılar kimliksiz saçılmış etrafta Tahtakuruları kurulmuş taht üstünde tahtta Artık mürekkep yüce kalemden sızmakta Yoruldu tırnaklarım kazıdığım baştan Uyutmayan yatağımda bin bir hece sorguları Kırgınım göklere taşıyamayacağım yükten Her günün hiç saati kayboldum yekten Bir gözyaşı şişesi toprak biriktirdim Acımla doldurup, yaralarımla doyurdum İpler elimde bir son yazmak istiyorum …