Rüzgarın ağrısı tenimi çürüttü, Geceyi bekledim gün usulca giderken. Balkonumda suskunluğum Sandalyem, ben ve ay Dokunduk birbirimizin bahçesine. Uzadı sigaramın dumanı Sarı bir bozkırda koşan kısrak kadar Aceleci, ürkek bakışların yelesinden Gökyüzünün tarlasına dört nala koşarak Savaşçı bir kavmin yorgunluğuyla Dağları çizdim önüme, Irmaklar boyun eğdi, Taşların sesi duyuldu Uzaktan çok uzaktan Uğultusu kaldı ormanların. …
Rüzgarın ağrısı tenimi çürüttü,
Geceyi bekledim gün usulca giderken.
Balkonumda suskunluğum
Sandalyem, ben ve ay
Dokunduk birbirimizin bahçesine.
Uzadı sigaramın dumanı
Sarı bir bozkırda koşan kısrak kadar
Aceleci, ürkek bakışların yelesinden
Gökyüzünün tarlasına dört nala koşarak
Savaşçı bir kavmin yorgunluğuyla
Dağları çizdim önüme,
Irmaklar boyun eğdi,
Taşların sesi duyuldu
Uzaktan çok uzaktan
Uğultusu kaldı ormanların.
Söndü hilal karanlıklar arasında.
Eğreti bir resmin gölgesi kaldı ardımızda.
Siyah bir tül gibi örtülür geceler
Büyüdüğümüz sokaklara uzar gider
Bu yol kavganın dirençli maviliğinden
Bakar bir çocuğun göz bebeklerine
Yollar hep sıla, yollar sıralanmış
Yazmasında karanfilden bir oya
Gül sevdalım, sevdalım gül bana
Kırık dalların göğsümü kanattı
Kan soğudu, can bulandı
Güneşi gördüm dağların arasında
O vakit anladım
Sandalyem ,ben ve ay
Dargındık birbirimize.
Yazar





