Gülşah Veryeri

Gülşah Veryeri

YÜZ ON İKİ

Yağlı kokusu süt kaymağının Ak köpüğün şişip sönmesi Çocukluk enstantanesi Kaybettiğin Utanç kırmızısı Duyguların demirbaşı Kızgın, gergin bir sıklamen güneşsiz Dönerken kızıla Hissedersin yanaklarında  Gökyüzü gözlerin  Bulutları izlemeyi bilmez biri Unutur seni yanı başında Taşınmazlardandır aslında Yağmur da İtfaiyeyi çağır Gelsin bağıra çağıra Yangın da kırmızı Mesafeleri aşmak için nasıl çabada Duymaz olur insan utanmayı …

MUTFAKTA ANNEM VAR

Arapsaçı, radika, şevketi bostan, enginar ve cibez Çıkmayınca sudan Tırnağı çiçek yaprağı Kırmızısı soyulan lale eller Limonlu zeytinyağında gırçlayan Hep kuru ve ak Bazen Arko kokulu Yüreği pır pır Terliği uçurtma yapan eller Damağımı ağlatan barbunya Mahmur saçıma bulaşan reçel Bit ayıklayan Saç bigudileyen Kedime yakamda ilmek Kravatı beceremeyen eller En az üç altın hep …

İki Dişli Masumiyet

Resim: İlkyaz Çabuk, 5 yaş‘Ben bu paranın iki parçalı halini bilirim. Bizim çekmeceden çalmış. Yapıştırmış, yastığımın altına koymuş.Diş perisi yok, 2 dişimi de boşuna almış...’Dili rahat vermiyor ki hikâyeyi anlatsın…Çatıya attığı sütün hesabı, elinde kâğıt 10’lukTükürüğü uçuyorKalbi nasıl sıkışık…Masumiyet ısırıyorAğzında iki diş aralık

Sinsi Türkü

Ben açıkça söylerim dediğindeSözcükler utanmaz arsız yüzündürÇok yükselmiş bedeninin neşesiYoksa kör mü vicdanının iç sesi Sureti bozuk sahte delikanlıHer bir hücresinde bin riya saklıLokumun içinde sonum vardıÇok yedim, az yedim senden vazgeçtimİçindeki türkü sinsiAynı keçi gibi sesiÖpme beni örtme beniAl git dikenli gönlünüSenin sözün şerbet niyetin zehirNasıl sesinden emin bu ne kibirHer derde girdim kendimden gitmedimÇok …

Belik 

-Ünzile’ye yeniden bakış-Döl sertçe tükürüldü adeta anasının içine Bir cenin böyle hoyrat düşmemişti hiçbir rahme Adam Kadınsız Kendi başına yaptı onu Ses yoktu Umut yoktu Aslında adamın bile adı yoktu  Annesi de mi yoktu? Belik, fersiz gözleri yerde, soğan ve ter kokandı Dışı dün, içi geçen gün gibiydi Ah rahmi yüreği kadar acıdı Belik… Keşke …

Renga

Resim: Seher Karakuş1.sende en çok sevdiğimyağmura karşıaşık olma isteğin 2.yapraklar dallarındanben senden düşüyorum3.soğuk kül dondukaranlık taşa döndünbakışın kaldı4.tutuşunca bir gecebin bulut yastığımda5.güneş üşüdüdün kömürden bir örtüuyku iki örgü6.seni bilirdimbir ışık oyunu değildin eskiden7.sessizdi geceyıldızlardan düşünce-yüzünde ay var8.derinleşmiş çizgilerkışın açan çiçekler9.bakışın görünüyorgözlüğünün ardından-camlar buğulu1.Yelda Karataş, 2. Nur Kramer, 3. Cemil Aras, 4. Cevşen Mercan,5. Gülşah Veryeri, 6. …

Kendi Kapısını Açan Kadınlar

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, kadınların eşit haklar, insanca çalışma koşulları ve siyasi temsil için verdiği uzun mücadelenin sembolüdür. Bugün dünyanın birçok yerinde kutlanan bu günün kökeni, özellikle 19. ve 20. yüzyılın başındaki işçi kadın hareketlerine dayanır. 8 Mart 1857 tarihinde Amerika Birleşik Devletleri’nin New York kentinde bir tekstil fabrikasında kadın işçiler haklarını aradıkları …

Söyle Şimdi Biz Neyiz?

Bütün kadınlar filtreli rengarenk Oyun bitti tek elinle eğlenmen gerek İzi kalmaz tırmıklasan kafa atsan Kırıldı malum kaburgam Acıyla yıkandım açıldı kafam Taşlanan kadınlar soyundanız Taş gibiyiz hepimiz yaşlanmayız Yanlıştan büyük değil hiçbir insan Sensin içime bir erkek kaçıran Ateşle yıkandım açıldı kafam Sıcak yalnız yataklar Dargın hesapsız insanlar Yalnız kaldık hepimiz Söyle şimdi biz …

  • 1
  • 2