Bedirhan

Doru bir şarap renginde, Rüzgâr kanatlı bir küheylan; Dizginleri kendi elinde, özgür ve pür heyecan. Yelesini kokladığın zaman; Uysal, sevecen, itaatkâr... Hırçın ve sabırsız olduğu anda Sadık bir dost, vefakâr.  Ak gömleğin, kara şalvarın, poşun, Dikenli yollarda eskiyen pabuçların... Baba yadigârı gümüş tabakan, Kuşağında zulalanan, Pasa yenik düşen kadim palan; O atın terkisinde unutulduğu yalan! …

Doru bir şarap renginde,
Rüzgâr kanatlı bir küheylan;
Dizginleri kendi elinde, özgür ve pür heyecan.
Yelesini kokladığın zaman;
Uysal, sevecen, itaatkâr…
Hırçın ve sabırsız olduğu anda
Sadık bir dost, vefakâr. 

Ak gömleğin, kara şalvarın, poşun,
Dikenli yollarda eskiyen pabuçların…
Baba yadigârı gümüş tabakan,
Kuşağında zulalanan,
Pasa yenik düşen kadim palan;
O atın terkisinde unutulduğu yalan!

Hatırla o semeri;
İçinde kaç kuşun teleği saklı,
Kaç yolun teri, kaç günün emeği…
Kaç annenin duasını taşırdı:
“Rabbim, sana emanet!”
Anne kucağı gibi rahat,
Artık geçmişte kaldı, heyhat!

Yine aşka koşsan o kısrakla,
Şahlanarak yollarda…
Yeniden Bedirhan olsan;
Terkisinde o atın,
Kanatlarında rüzgârın ektiği
O türkü, unutamadığın…
Sarp olsa da yolların,
Geçse de yılların;
Unutulmaz kokusu sılanın
Ve yoldaşlığı bir atın…

Kaybedilenler üzmesin seni
Zaman silemez menzili.
Umudun azaldığı an,
Anılarda kalan o atın gözlerine bak;
Vazgeçme sakın…

Yazar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Nesrin Aykaç

Nesrin Aykaç