Düşünmek Üzerine Düşünmek – Kısa Bir Yaklaşı 

ÇAKILSeni düşünürkenBir çakıl taşı ısınır içimdeBir kuş gelir yüreğimin ucuna konarBir gelincik açılır ansızınBir gelincik sinsi sinsi kanarSeni düşünürkenBir erik ağacı tepeden tırnağa donanırDeliler gibi dönmeye başlarDöndükçe yumak yumak çözülürÇözüldükçe ufalır küçülürÇekirdeği henüz süt bağlamışMasmavi bir erik kesilir ağzımdaDokundukça yanar dudaklarımSeni düşünürkenBir çakıl taşı ısınır içimde.Bedri Rahmi Eyüboğlu  SENİ DÜŞÜNMEKSeni düşünmek güzel şey,ümitli şey,dünyanın en güzel …

ÇAKIL

Seni düşünürken
Bir çakıl taşı ısınır içimde
Bir kuş gelir yüreğimin ucuna konar
Bir gelincik açılır ansızın
Bir gelincik sinsi sinsi kanar

Seni düşünürken
Bir erik ağacı tepeden tırnağa donanır
Deliler gibi dönmeye başlar
Döndükçe yumak yumak çözülür
Çözüldükçe ufalır küçülür
Çekirdeği henüz süt bağlamış
Masmavi bir erik kesilir ağzımda
Dokundukça yanar dudaklarım

Seni düşünürken
Bir çakıl taşı ısınır içimde.

Bedri Rahmi Eyüboğlu 

 

SENİ DÜŞÜNMEK

Seni düşünmek güzel şey,
ümitli şey,
dünyanın en güzel sesinden
en güzel şarkıyı dinlemek gibi birşey…
Fakat artık ümit yetmiyor bana,
ben artık şarkı dinlemek değil,
şarkı söylemek istiyorum…

Nazım Hikmet

 

NE BÖYLE SEVDALAR GÖRDÜM NE BÖYLE AYRILIKLAR

Ne zaman seni düşünsem
Bir ceylan su içmeye iner
Çayırları büyürken görürüm

Her akşam seninle
Yeşil bir zeytin tanesi
Bir parça mavi deniz
Alır beni

Seni düşündükçe
Gül dikiyorum ellerimin değdiği yere
Atlara su veriyorum
Daha bir seviyorum dağları.

İlhan Berk

 

“Düşünmek” Üzerine Düşünmek
Kısa bir yaklaşı…

Üç şair, üç şiir, derin özlem, derin sevgi…

Her şairin gönlünden, kaleminden kendine has sözcük ve imgelerle dökülen duygular, okuyanın yüreğinde ve zihninde farklı tonlarla algılanabilir. Bu yazıya konu olan üç şiirin okuyucunun kalbine bıraktığı özlem ve sevgi yansıması gibi…
Serbest ölçüyle yazılan ve belirgin bir uyak şemasına fazla yüz vermeyen bu üç şiirde de sevgiliye duyulan özlemin gerçekliği okuyucuya derinlemesine hissettiriliyor.

Nazım Hikmet, tek kıta (blok) halindeki bu kısacık şiirinde sevdiğini düşünmenin diri tuttuğu ümidi ve verdiği iç huzurun yoğunluğunu söylüyor ve tekrarlanan sözcüklerle müthiş bir ritim yakalıyor. Böylece, okuyucuyu şiirin içine yormadan alıyor. En büyük özlem, ayrılığın kavuşma eylemine dönüşmesi. Şarkı söylemek istiyorum metaforuyla bunu çok güzel ifade ediyor.

Bedri Rahmi Eyüpoğlu Çakıl şiirinde sevgiliye duyduğu özlemi coşkulu bir dil ve doğanın cümbüşü ile anlatırken okuyucunun tüm duyularını harekete geçiriyor; öyle ki, okuyucu o çakıl taşının kendi içinde de ısındığını hissedebiliyor. Doğa ve imgeler öylesine canlı ki bu şiiri okuduktan sonra insan kuşkusuz deniz kenarındaki çakıl taşlarına farklı bir gözle bakar, erik ağacının beyaz çiçeklere bürünüp donanmasını ve sonra yumak yumak çözülmesini bekler. Bu aşkın kendisidir.

İlhan Berk’in büyük bir ustalıkla, yalın ama heybetli yazılmış bu şiirinde doğayla bütünleşmiş bir sevgiyi tatmamak mümkün değil. Şiir, uyak kaygısı taşımadan olağan bir akışa bırakılmışçasına okuyucuyu, nehrin kenarındaki ceylandan bir zeytin tanesine, oradan güllerin yarattığı dünyaya götürüyor. Aşkın bu saf ve masum hali, sevgi ve özlemin derinliğini duru bir su gibi hissettiriyor.

Funda Öner

Yazar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Funda Öner

Funda Öner