Home/7. Sayı

7. Sayı

BAZI ÜŞÜMELER

Üşüyorum dedi sessizce, Anlamadım! Battaniye uzattım hemen, Yün kokan kalın bir kalkan.  Sarılmamı istiyordu oysa, Anlamadım! Omuzlarım vardı, Eski liman gibi sığınak, Dalgalı gecelerde korunak. Ben anlamadım yine de, O üşümeye devam etti; Damarlarında ince kırağı, Gözlerinde kar. Bazı üşümeler geçmez yünle, Örtülmez battaniyeyle; İnsan ister Sessizce sarılmayı. Soğuğu hava sandım önce, Rüzgâr sandım, Fırtına …

ASYA

Sonra şöyle oluyor Usulca oluyor Çekingen elleri bir çocuğun "Saçımı örer misin?"  Bir küçük yürek Asya Göz göze geliyoruz usulca Tanrım bu çocukların bakışı neden bu kadar büyük Sarı, yeşil, mor, mavi Asya'nın belikleri O topladı ben ördüm Sonra usulca sarıldık Asyanın kirpikleri kapandı usulca 'Bana bir insan çizer misin Asya' Usulca 

YILDIZLARIN UMUT IŞIĞI

...belki bütün mevsimleri bilen bir güneş doğar gönlümüze belki acı utanıp kapatır yüzünü dağlara yalnız sevinç kokusu yayılır denize yıldızların umut ışığı belki bir kez kedersiz bir gün doğar yeryüzüne ölüm kendinden utanır saklanır göğün en ıssız yerine  belki 

BULUTLAR ADAM ÖLDÜRMESİN

Analardır adam eden adamı aydınlıklardır önümüzde gider. Sizi de bir ana doğurmadı mı? Analara kıymayın efendiler. Bulutlar adam öldürmesin.  Koşuyor altı yaşında bir oğlan, uçurtması geçiyor ağaçlardan, siz de böyle koşmuştunuz bir zaman. Çocuklara kıymayın efendiler. Bulutlar adam öldürmesin. Gelinler aynada saçını tarar, aynanın içinde birini arar. Elbet böyle sizi de aradılar. Gelinlere kıymayın efendiler. …

AYDIN MISIN

Kilim gibi dokumada mutsuzluğuGidip gelen kara kuşlar havadaSaflar tutulmuş top sesleri gerilerdenTabanında depremi kara güllelerinDuymuyor musun   Kaldır başını kan uykulardanBöyle yürek böyle atardamarAtmaz olsunSes ol ışık ol yumruk ol  Kara yeller başına indirmeden çatınıSel suları bastığın toprağı dönüm dönümAlıp götürmeden büyük denizlereÇabuk ol Tam çağı işe başlamanın doğan günleBul içine tükürdüğün kitapları yenidenHer satırında buram …

BAYRAK

Ey bir muharebe meydanındaAvuçları kanımla dolu,Kafası gövdemin altında,Bacağı kolumun üstünde,Cansız uyuyan kardeşim!Ne adını biliyorum,Ne günahını.İhtimal aynı ordunun neferiyiz,İhtimal düşman.Belki de tanırsın beni.Ben İstanbul'da şarkı söyleyenTayyareyle Hamburg'a düşen,Majino'da yaralanan,Atina'da açlıktan ölen,Singapur'da esir edilenim.Alınyazımı kendim yazmadım.Bununla beraber biliyorum,O yazıyı yazanlar kadar olsun,Çiçekli dondurmanın tadını,Cazbant sesindeki sevinci,Meşhur olmanın azametini.Sen de nimetler tanırsın biliyorum;Çaydan, simitten,Kalınca bir paltodan gayri.Zeytinyağlı enginar, …

ELİŞİ

Renkli gazete sayfasını Katlayıp bir çocuk üst üste Kesiyor özene bezene Elindeki makas ile Ve insanlar oluşuyor kâğıttan  Tutuşmuşlar el ele Sunay Akın

BARIŞ

Rüzgâr aramaya çıkan bir ağaçsın, İçinde geyik sesleri barındıran rüzgârları. Bir şarkının içinde yaşıyorsun, Hiçbir kantar çekmiyor seni Dünyanın hiçbir pazarında. Ana memesi arayan çocuğun ağzısın, Oturman gerek denizin denize yakın olduğu bir yerde Oluklardan akıyor yalnızlığın  kireç boyalı sarnıçlarda birikiyor, yağmur sularına karışıyor otların dibinde.  Özdemir İnce

CELLAT

Cellat uyandı yatağında bir gece "Tanrım" dedi", “bu ne zor bilmece: Öldükçe çoğalıyor insanlar Ben tükenmekteyim öldürdükçe..."

Ataol Behramoğlu

GÜNEBAKAN

Yalnız ve sessiz evin kedisi bilir beni senden çok, İlişir yanıma, yorgunluğuma uzanır Bilir seni düşünürken katmer katmer sarı çiçek açtığımı ve çatısına esmer kuşların tünediği yüreğimde kırılgan özlem şiirleri yazdığımı  Sen ki ancak rüyalarım kadar gerçek sevgili Bitmeyen yolculukların gelmeyen misafiri Dağ meltemi misali sokulursun kuytularıma, üşütürsün  Gidişinde ılık ve kızıl akşamları gönlüme seren …