Home/8. Sayı

8. Sayı

Yalnızlık Melodisi

Yine gece oldu yine bankın ucuna oturdum Ruhumun sokak lambasını da içime tuttum Bak işte orada oyun oynuyor çocukluğum Biraz neşeli, biraz özlem dolu az da buruğum  Bedenim kalabalık, ruhum yalnızlık içinde Birbirine çarpar duygularım acı içinde Çocukluğumun kokusu gelir burnuma Yalnızlık melodisini söylerim sessizce Yağ satarım bal satarım annem ölmüş...

KABUK

Uykumun kabuklarını soydum Döküldüm. Kireçlenen yerlerime cansuyuydu zaman Ne kadar dökülürsem döküleyim Kaçamadım. Titreyen gölgelerin sayrılı bakışlarından  Olmayan zamanı susturdum Irmağın o direngen öfkesine rağmen Çember sakallardan geçip Yılankavi yollara daldım “Burası bir tapınak.” diye bağırdı karanlık. “Burası bir dünya.” diye bağırdım. Mum dağıldı, mantralar çaldı Alevler o tatlı ezgilerle Efsunlu dillerdeki okunmuş turuncu yalanlara …

ARKADAŞLIK

I Şiirler söylemek istiyorum size  En tatlı ümitler içinde İstiyorum ki korkutmasın sizi mezarlık Göreceksiniz o kadar O kadar can sıkıcı değildir Benimle arkadaşlık Ben Rivayete göre Allahın talihsiz kulu Ben Üsküdarlı Şükriye hanımın Ortanca oğlu Ve Yirminci Yüzyılın Eli ayağı bağlı Zavallı şairi Muzaffer Tayyip Uslu Şiirler söylemek istiyorum size Siz sevgili insan kardeşlerime …

ŞAİR LEYLÂ SOKAĞI

Payıma düşen toprak parçası Senin de payına düşer Ayrılık gayrılık yok Ölüm nefesinde nasıl olsa Amma henüz vakit erken Daha gün Karşı apartmanın balkonunda Dur bakalım hele Ben salata satayım Şair Leyla Sokağı'nda Sen gene koş Bez fabrikasındaki Tezgahının başına Ölüm içimde Ölüm dışımda Ölüm talihsiz aşımda Ölüm kuru başımda Teselli benim gözyaşımda.  Rüştü Onur …

KARA MASAL 

Enkazını teşrih masasına yatıran bir kazıcıyım ben Her fırça darbesinde eksiliyor bedenim Her dokunuşta un ufak oluyor ruhum Toprağın karnı hiç konuşulmayan paslı bir dile gebe Ağzımda mühürlenmiş hakikat Kireçlenmiş bir tablet kırığı!  Eski bir çöküşü haykırıyor o taş Tekil bir sancıyla "ben" diye çırpınıyor Ben... Beni... Çoğul bir cinayetle örtüyorlar üzerini: Biz... Bizi... Kendi …

yara

gönlümün müşkilin de bana yâren olana kurban olayım. ki yâr biçâreliğimden bîhaberdir. lamı cimi yok başımdaki püsküllü belâların. sırdaştık. yârenime dert yandım. dedim ki: “bak kahpe felekte böyleyken böyle felaketim”. derin bir iç çekti. dedi ki: “olur öyle makûs silsileler. karmaşadır yaşam. tevekküle bırakmalı…” ferahladım. lâkin dermansızdım anlamadı dermansızım. gün, mevsim geçip vakitsiz akıl erdirdiğinde… …

Düşünmek Üzerine Düşünmek – Kısa Bir Yaklaşı 

ÇAKILSeni düşünürkenBir çakıl taşı ısınır içimdeBir kuş gelir yüreğimin ucuna konarBir gelincik açılır ansızınBir gelincik sinsi sinsi kanarSeni düşünürkenBir erik ağacı tepeden tırnağa donanırDeliler gibi dönmeye başlarDöndükçe yumak yumak çözülürÇözüldükçe ufalır küçülürÇekirdeği henüz süt bağlamışMasmavi bir erik kesilir ağzımdaDokundukça yanar dudaklarımSeni düşünürkenBir çakıl taşı ısınır içimde.Bedri Rahmi Eyüboğlu  SENİ DÜŞÜNMEKSeni düşünmek güzel şey,ümitli şey,dünyanın en güzel …

Rüya bu ya

1.ikimiz otobüsle uzak bir şehre gidiyormuşuzkars'a mı desekardahan'a mı desekyollarda kar bulut mavisi/dağlar dumanderin bir uykusuzluğa sarkmışuykusuzluğa sarkmış yolcularbir uçuruma sarkar gibitedirginürkekgizli böcek çıtırtıları şoförün radyosundancamlar buğulandısabah oluyor omuzumda uyuyorsunuzanlaşılmayacak şey mi ağır yorgunluğunuzhanidir başkasının hayallerinde yaşıyorsunuzkolay değil bir hayalden öbürüne yetişmekbelki bir gece yarısı acil serviste hekimkaza olmuş/durmadan yaralı getiriyorlar("RH negatif taze kan getiriyorlar")yarın o …

TESADÜFLER  DURAĞI

( koyda lodosla sözleşip eskimiş sahipsiz, mavici bir tekneyi martılar evi yaptı karakedi )  sorulsa,darı saçlarına bronz sarılıktakıvranan, cılız, sırtı beyaz birçilenti arzusu için :umma çizgili, vücut ısısı lacivertmısır koçanına sorulsa yazıngölgeler hizmetçisi güneşe sorulsaçılgın mı çılgın asi nehrine kulak verilse ;yılkı atlarına benzediğini söyleyecekboşluk sayacı balkon ve güvercinler. yorgunsak beklentiye sorulsa,ihtimal kontrolsüz duygu teli …