17 Kendimden kaçarken kendime yakalandığım o şiir ülkesinde savrulup dururken göklerde, dallı budaklı şimşekler düşerdi sanki kömürleşmiş yüreğime. Yazılı bir kayanın ağırlığıyla, yerleştiği her dizeden mümkün değildi aşkı kıpırdatmak, süslü bir sözcüğün gücüyle. Bilmem ki bağışlar mı aşk beni şimdi, bir eski zaman kızının kuruttuğu çiçekler gibi unuttum onu defterlerin içinde. İçsem de doyasıya akrebin …
17
Kendimden kaçarken
kendime yakalandığım
o şiir ülkesinde
savrulup dururken göklerde,
dallı budaklı şimşekler
düşerdi sanki
kömürleşmiş yüreğime.
Yazılı bir kayanın
ağırlığıyla,
yerleştiği her dizeden
mümkün değildi
aşkı kıpırdatmak,
süslü bir sözcüğün
gücüyle.
Bilmem ki
bağışlar mı aşk beni şimdi,
bir eski zaman kızının
kuruttuğu çiçekler gibi
unuttum onu
defterlerin içinde.
İçsem de doyasıya
akrebin zehrini,
ölmedim aşk yüzünden
ömrümde bir kez bile.
Bir avcının sessizliğiyle
susarak bakıyorum da
çevreme,
yaralı aşkların
söylencesinden artakalmış
kanlı bir tüy bile
süzülüp inmiyor artık
ayaklarımın dibine.
Melisa GÜRPINAR
Yazar




