Home/Şairlerimiz

Şairlerimiz

ARKADAŞLIK

I Şiirler söylemek istiyorum size  En tatlı ümitler içinde İstiyorum ki korkutmasın sizi mezarlık Göreceksiniz o kadar O kadar can sıkıcı değildir Benimle arkadaşlık Ben Rivayete göre Allahın talihsiz kulu Ben Üsküdarlı Şükriye hanımın Ortanca oğlu Ve Yirminci Yüzyılın Eli ayağı bağlı Zavallı şairi Muzaffer Tayyip Uslu Şiirler söylemek istiyorum size Siz sevgili insan kardeşlerime …

ŞAİR LEYLÂ SOKAĞI

Payıma düşen toprak parçası Senin de payına düşer Ayrılık gayrılık yok Ölüm nefesinde nasıl olsa Amma henüz vakit erken Daha gün Karşı apartmanın balkonunda Dur bakalım hele Ben salata satayım Şair Leyla Sokağı'nda Sen gene koş Bez fabrikasındaki Tezgahının başına Ölüm içimde Ölüm dışımda Ölüm talihsiz aşımda Ölüm kuru başımda Teselli benim gözyaşımda.  Rüştü Onur …

Rüya bu ya

1.ikimiz otobüsle uzak bir şehre gidiyormuşuzkars'a mı desekardahan'a mı desekyollarda kar bulut mavisi/dağlar dumanderin bir uykusuzluğa sarkmışuykusuzluğa sarkmış yolcularbir uçuruma sarkar gibitedirginürkekgizli böcek çıtırtıları şoförün radyosundancamlar buğulandısabah oluyor omuzumda uyuyorsunuzanlaşılmayacak şey mi ağır yorgunluğunuzhanidir başkasının hayallerinde yaşıyorsunuzkolay değil bir hayalden öbürüne yetişmekbelki bir gece yarısı acil serviste hekimkaza olmuş/durmadan yaralı getiriyorlar("RH negatif taze kan getiriyorlar")yarın o …

BULUTLAR ADAM ÖLDÜRMESİN

Analardır adam eden adamı aydınlıklardır önümüzde gider. Sizi de bir ana doğurmadı mı? Analara kıymayın efendiler. Bulutlar adam öldürmesin.  Koşuyor altı yaşında bir oğlan, uçurtması geçiyor ağaçlardan, siz de böyle koşmuştunuz bir zaman. Çocuklara kıymayın efendiler. Bulutlar adam öldürmesin. Gelinler aynada saçını tarar, aynanın içinde birini arar. Elbet böyle sizi de aradılar. Gelinlere kıymayın efendiler. …

AYDIN MISIN

Kilim gibi dokumada mutsuzluğuGidip gelen kara kuşlar havadaSaflar tutulmuş top sesleri gerilerdenTabanında depremi kara güllelerinDuymuyor musun   Kaldır başını kan uykulardanBöyle yürek böyle atardamarAtmaz olsunSes ol ışık ol yumruk ol  Kara yeller başına indirmeden çatınıSel suları bastığın toprağı dönüm dönümAlıp götürmeden büyük denizlereÇabuk ol Tam çağı işe başlamanın doğan günleBul içine tükürdüğün kitapları yenidenHer satırında buram …

BAYRAK

Ey bir muharebe meydanındaAvuçları kanımla dolu,Kafası gövdemin altında,Bacağı kolumun üstünde,Cansız uyuyan kardeşim!Ne adını biliyorum,Ne günahını.İhtimal aynı ordunun neferiyiz,İhtimal düşman.Belki de tanırsın beni.Ben İstanbul'da şarkı söyleyenTayyareyle Hamburg'a düşen,Majino'da yaralanan,Atina'da açlıktan ölen,Singapur'da esir edilenim.Alınyazımı kendim yazmadım.Bununla beraber biliyorum,O yazıyı yazanlar kadar olsun,Çiçekli dondurmanın tadını,Cazbant sesindeki sevinci,Meşhur olmanın azametini.Sen de nimetler tanırsın biliyorum;Çaydan, simitten,Kalınca bir paltodan gayri.Zeytinyağlı enginar, …

ELİŞİ

Renkli gazete sayfasını Katlayıp bir çocuk üst üste Kesiyor özene bezene Elindeki makas ile Ve insanlar oluşuyor kâğıttan  Tutuşmuşlar el ele Sunay Akın

BARIŞ

Rüzgâr aramaya çıkan bir ağaçsın, İçinde geyik sesleri barındıran rüzgârları. Bir şarkının içinde yaşıyorsun, Hiçbir kantar çekmiyor seni Dünyanın hiçbir pazarında. Ana memesi arayan çocuğun ağzısın, Oturman gerek denizin denize yakın olduğu bir yerde Oluklardan akıyor yalnızlığın  kireç boyalı sarnıçlarda birikiyor, yağmur sularına karışıyor otların dibinde.  Özdemir İnce

CELLAT

Cellat uyandı yatağında bir gece "Tanrım" dedi", “bu ne zor bilmece: Öldükçe çoğalıyor insanlar Ben tükenmekteyim öldürdükçe..."

Ataol Behramoğlu

Gözyaşıyla Söner mi Yangın

gözyaşıyla söner mi yangın ey ölüm ben ne aptalım  okunur mu yolladığım mektup tutuşmuş bir kalemle yazdığım  dağıldı oyuncak atımın boncukları bütün çeşmeleri kurudu sokağımın kapladı göğün yüzünü kara bir örümceğin ağı halden anlar mı acaba güneş ama o hiç sokak çocuğu olmadı uyumadı kaldırımda farelerle yanyana şair de olmadı hiç beyaz ince bir dizeyle …