Şimdiutançtır tanelenensarışın çocukların başaklarında. Ovadangözü bağlı bir leylak kokusu ovadançeviriyor o küçücük güneşimizi. Taşarak evlerden taraçalardangelip sesime yerleşiyor. Sesimin esnek baldıranısesimin alaca baldıranı. Ve kuşlara doğrufildişi: rüzgarın tavrı.Dağ: güneş iskeleti. Tahta heykeller arasındadenizin yavrusu kocaman. Kan görüyorum taş görüyorumbütün heykeller arasındakarabasan ılık acemi- uykusuzluğun sütlü inciri -kovanlara sızmıyor. Annem çok küçükken öldübeni öp, sonra doğur …
Şimdi
utançtır tanelenen
sarışın çocukların başaklarında.
Ovadan
gözü bağlı bir leylak kokusu ovadan
çeviriyor o küçücük güneşimizi.
Taşarak evlerden taraçalardan
gelip sesime yerleşiyor.
Sesimin esnek baldıranı
sesimin alaca baldıranı.
Ve kuşlara doğru
fildişi: rüzgarın tavrı.
Dağ: güneş iskeleti.
Tahta heykeller arasında
denizin yavrusu kocaman.
Kan görüyorum taş görüyorum
bütün heykeller arasında
karabasan ılık acemi
– uykusuzluğun sütlü inciri –
kovanlara sızmıyor.
Annem çok küçükken öldü
beni öp, sonra doğur beni.
CEMAL SÜREYA
Yazar




