Resim: Fatma Diljin Demircan 9 yaş - OnkolojiAyıp bir şey söylesemAnnem kızarBabam kızarÖğretmenim kızar.Ama ayıp değil mi yaptığınızSiz koskoca amcalarŞu tüfeklerTabancalarBombalar? Ayla Çınaroğlu(Kitap: Şiir gemisi)
Resim: Fatma Diljin Demircan 9 yaş - OnkolojiAyıp bir şey söylesemAnnem kızarBabam kızarÖğretmenim kızar.Ama ayıp değil mi yaptığınızSiz koskoca amcalarŞu tüfeklerTabancalarBombalar? Ayla Çınaroğlu(Kitap: Şiir gemisi)
Resim: Yahya Kemal Can 7 yaş - OnkolojiElim sanata düşer ustaDilim küfre, yüreğim acıyaÖlüm hep banaBana mı düşer usta? Sevda ne yana düşer usta Hicran ne yanaYalnızlık hep banaBana mı düşer usta? Gurbet ne yana düşer ustaSıla ne yanaHasret hep banaBana mı düşer usta? Refik Durbaş
Resim: Barkın Yağız Cinbaş 8 yaş - OnkolojiÇocuklar korkunç Allah'ım, Elleri, yüzleri, saçları. Uyurlar bütün gece Yok sana ihtiyaçları. Çocuklar korkunç Allah'ım,Bebek yaparlar haçları.Aşina değiller hatıramızaSeverken aynı ağaçları.Fazıl Hüsnü Dağlarca
Resim: İbrahimege Teke 7 yaş - OnkolojiÇarşılarda bir şeyBiz pek aramazdık çocuklar olmasaydı Kasaplarda manavlarda bazı yorgun kadınlar Hep de tenha saatleri seçerlerSonra yavaş bir sesleÇocuk için hasta kaç gündür yemiyor Biraz et biraz meyve isterlerSevdiği bir reçeli gün aşırı yalnız onaKaşıklarla beraber büyük bir üzüntüUykularda bile bitiyorsaYağların şekerlerin çaylarınAnnelere düşündürdüğüİnsanlara, tezgahlara, kağıtlara kolaydıBiz bu kadar eğilmezdik çocuklar …
Resim: İlkyaz Çabuk 5 yaşYazıyı evini özleyen biri bulmuş,Sayıları, çok çocuklu bir anne,Çörekleri eşit dağıtmak için,Çarpmayı ve bölmeyi de…Tabak kıran çocuk uydurmuş çıkartmayı.Toplamayı, çiçek toplayan bir kız. Okuma yazma bilmeyen biri de Çizmiş ilk resmi Boyamak için sevinci…Yoksa boyasız resim yapmak isteyenBir amca mı yazmış ilk şiiri?Sennur Sezer(Kitap: Pencereden Bakan Çocuk)
Fotoğraf: Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan Yort Savul -Arif Çağlar için 1. Atlasları getirin! Tarih atlaslarını! En geniş zamanlı bir şiir yazacağız 2. Harbi karşılık verecek ama herkes Göğünde kuş uçurtmayan şu üç soruya 3. Bir, Yeryüzüne nasıl dağılmıştır Tarihi düzünden okumaya ayaklanan çocuklar? 4. İki, Daha yavuz bir belge var mıdır ha Gerçeği …
1 Süleyman'a karısı telefon etti :— Konuşan ben, ben, Fahire. Tanımadın mı sesimden? Demek çok bağırdım birdenbire. Çığlık mı? Belki... Hayır, çocuklar hasta değil. Dinle beni : İşini bırak da gel, çabuk ol ama. Telefonda anlatamam, olmaz. Daha kıyamet kadar vakit var akşama. Saatlar, saatlar, kıyamet kadar. Sorma. Dinle beni... Hemen vapur bulamazsan Üsküdar'a kayıkla …
Aşkın kanununu tahsil etmiştim kalbimin en doğusunda İçimde yağmur duasına çıkmış birkaç köy Birkaç köy sular altında. Kalbimin doğusu, Her resme güneş çizen bir çocuktu. Gam yükünün kervanları yürürdü dudaklarımda Kavruk ve çatlaktı dudaklarımın toprakları. Ölümün ötesinde bir köy vardı Orda, uzakta, kalbimin en doğusunda Şimdi bana yalnızca Dertli türkülere duyduğum karşılıksız aşk kaldı. Güzel …
17 Kendimden kaçarken kendime yakalandığım o şiir ülkesinde savrulup dururken göklerde, dallı budaklı şimşekler düşerdi sanki kömürleşmiş yüreğime. Yazılı bir kayanın ağırlığıyla, yerleştiği her dizeden mümkün değildi aşkı kıpırdatmak, süslü bir sözcüğün gücüyle. Bilmem ki bağışlar mı aşk beni şimdi, bir eski zaman kızının kuruttuğu çiçekler gibi unuttum onu defterlerin içinde. İçsem de doyasıya akrebin …
Bahar mezarına gömsünler sizi Yapraklar gibi buluştunuzdu Kokular gibi seviştinizdi Bahar mezarına gömsünler sizi Yaz mezarına gömsünler sizi İlk kezmiş gibi buluştunuzdu Son kezmiş gibi seviştinizdi Yaz mezarına gömsünler sizi Güz mezarına gömsünler sizi Salkımlar gibi buluştunuzdu Ağular gibi seviştinizdi Güz mezarına gömsünler sizi Kış mezarına gömsünler sizi Sokaklar gibi buluştunuzdu Çarşılar gibi seviştinizdi Kış …