Home/Şairlerimiz

Şairlerimiz

“Hüthüt”

Sanki düğün olmuştur Sevmiş, sevilmiş, yenmiş, yenilmiş Çekmiş, çektirmiş Oyun hüzün olmuştur.  Düştür doğaldır içlenme Bezginlik göllerinde bir gece Karanlıkta senin de Yüzdüğün olmuştur. Ay peşinde Bitkin akşamlar nikotin Düşer bir gün giyotin Aksâdeler giyindiğin olmuştur. Süleyman ve Sabâ, hüthüt ve Belkis Söylerdi sorsaydık, geç git, bunlar - - Necatigil yok şimdi Belki bir gün …

füsunkâr 

Müzik!Dalgalar mı, atomların dizilişindeki düzenin benimatomlarımın dizilişiyle çakışması mı!Hâlelerin eş düşmesi mi! Olanaksızlığın paylaşılmasımı! Bir şey işte!Nilgün MarmaraKökünü arıyor yeryüzü, suya küçülüyorarmonisiz bir müziğe doğruyumses atomları izimi sürüyorkimin rüyasına yakalandığını bilmeyendurgun beyazlık… düşüyorumellerimle düşünüyorum artıkaklımın endişesini bedenim oyalıyorten büyük cümlesen bunların hiçbirine aldırmıyorsunkarınca yuvalarını gözlüyor, uzun yürüyorumanlamları eksiksiz okumaktan,rahatsızım, bu sezgi açıklığındanyeraltı canlılarına yüksek perdemezar …

: parrhesiastes

canımız kimdir: bir kendimiz yek diğerimizsu akıştır, bellisiz bir yolbir tahta köprüden ayaklarını sarkıtankaygıdır, bu nehri sana katran gösterenher yerden herkese en uzakşimdide açılanaşağıdan yukarı konuşan aşağıyı ve alçaklığı: parrhesiastesbaşımıza geleceklere rağmen ölümden  kelimeler yürür açık damar yollarındangörünmeyenin gücü besleryaşam kaynağıdırdoğru senden serpilir, başkasındannefesinin düzeniyle oku dünyanın yokdüzeninikirlikantemizkankirlikantemizkankan, akıştır kulakçıkkapakçıklardanduyulmayan şeyler ondadıratan bir kalpten büyük ölüm …

ESKİ KIRIK BARDAKLAR

İşte bu ellerimle yalnızım bu inanmazsan bak Bu saçlarımla bu iyi giyimlerimle paralarımla Sen varsın ya sen çoğu kez yetmiyorsun Uzakta mısın sen misin söylemiyorsun Bakışın mı eksik dudakların mı anlamıyorum O adamlar geliyor aklıma karanlık iri yarı O gemiler ipleri yelkenleri dümenleri dökük Unuttuğum kırlangıç kuşları kırık bardaklar Bir ahşap evde taşlıkta yaz günleri …

SENİ SAKLAYACAĞIM 

Seni saklayacağım inan Yazdıklarımda, çizdiklerimde Şarkılarımda, sözlerimde. Sen kalacaksın kimse bilmeyecek Ve kimseler görmeyecek seni, Yaşayacaksın gözlerimde.  Sen göreceksin, duyacaksın  Parıldayan bir sevi sıcaklığı, Uyuyacak, uyanacaksın. Bakacaksın, benzemiyor Gelen günler geçenlere, Dalacaksın. Bir seviyi anlamak Bir yaşam harcamaktır, Harcayacaksın. Seni yaşayacağım, anlatılmaz, Yaşayacağım gözlerimde; Gözlerimde saklayacağım. Bir gün, tam anlatmaya… Bakacaksın, Gözlerimi kapayacağım… Anlayacaksın. Özdemir …

Tek Başına

Ölürken çocuklarımı unuttum Küçük deniz kirpileriyle sabah Denedim bütün sabahları.  Sana sürgünümün şarabını bıraktım al  Mumlarını güzelliğin ve hiçliğin  Bir de kaygumun soluk ellerini. Denedim bütün ölümleri Ama görmedim büyülü ağaç Ezilmiş sevdaların giysileri. Sana ayrılığın yayını bıraktım al Bir de adını bilmediğim gökyüzünü Lamalar gibi koşar bozkırda. Oysa ölümsüzlük şuracıkta, kar Güneşi gibi doldurmuş …

Eskil Bir Aşk Öyküsü

boynumda yağmurdan bir kolye... ıslak taşlara oturuyorum bugünlerde... bir siyam kedisi ve ben... pek çok şeyi geriye doğru unutuyoruz... eski rus bir sevgilim vardı... başka birisini göze alamam bugünlerde... öykü safir aynalı bir salonda geçiyordu... her şey önce çok güzel başlıyordu...  sen, gözünde siyah bir bant, beni dansa kaldırıyordun... ben seni portekizli bir korsan sanıyordum... …

BİR DAHA BANA BENZEME ANGEL

Yağmura çok teşekkür ederim Bu gece yalnızca cesedime yağdı  Bana bir şey olursa diye korktum  Seni birkaç saniye düşünürsem; Düşünürken üşürsem diye korktum Oturup siyah portakallar yedim Oturup korkunç kitaplar okudum İçimde bir sıkıntı gibi cinayet İçimde bir sığıntı gibi telaş İçimde felaket gibi bir merak Hislerimin uzağına düştüm, şimdi çok üzgünüm Şimdi çocukluğumun uzağına …

GELMİŞ BULUNDUM

Ben mişim -neymiş?- su sesiymiş Oymuş -cam kırıkları gibi gövdemi yakan- Yanağında sardunya kokusuyla yazdan Kimmiş o gelen ya giden kimmiş Bir yabancı mı, yoksa bir ermiş Değilmiş, bir çağrı bile yokmuş uzaktan.  Güneş mi batarmış bir özel ismi bitirir gibi  Yanmış bir ağacın yaprakları mıymış kımıldayan  Ne kalmış bir önceden ya da bir sonradan …

bence malûmdur

dikenin kalbime battığı bir sonbahar günüdür sen elini bulutların içinde gezdirirsin bulutlar senin gözlerinin üstünde yürürler içini kurtlar kemirir bence malûmdur buğulanmış camların arkasında masmavi yüzün senin ateşler içinde olduğun bence malûmdur ellerin muhakkak çocuk elleridir hep kimsenin bilmediği türküler düşünürsün onlar neden daima okul türküleridir süleymancıktan bahseder kara toprakta açık yeşil bir yıldız gibi …