JASMİN

Beyoğlu’nun uykusuz gözlerinde, Jasmin; Nüfus kâğıdı yorgunu İsmin bir fısıltı, Cismin ise bir direniş, Cihangir’de yankılanan Bir yasemin kokusu.  Galata’nın gölgesi üstüne düşse, Yine de soğuğunu keser mi bu şehrin? Biliyorum Yeni bir gökyüzü kuruyorsun kendine, Bir nefes, Bir nefes daha. Kazaen yanlış bedende doğmak Günahkar mı yapar seni? İnsan yanlışlıkla seçmez ki kendini. Bir …

Beyoğlu’nun uykusuz gözlerinde,
Jasmin;
Nüfus kâğıdı yorgunu
İsmin bir fısıltı,
Cismin ise bir direniş,
Cihangir’de yankılanan
Bir yasemin kokusu. 

Galata’nın gölgesi üstüne düşse,
Yine de soğuğunu keser mi bu şehrin?
Biliyorum
Yeni bir gökyüzü kuruyorsun kendine,
Bir nefes,
Bir nefes daha.

Kazaen yanlış bedende doğmak
Günahkar mı yapar seni?
İnsan yanlışlıkla seçmez ki kendini.

Bir sigara paylaştık seninle,
Yaralarımızı üfledik geceye.

Memleket mi?
Boğazında bir yumru,
Ve eşiğinden geçilmiyor
Hikâyenin beşiği kutsal ailenin.

Sen bu şehrin en rüküş,
En yetim sarayı
Duvarların yıkık,
Perdelerin ipekten.
Kimsenin okumadığı bir masalın
Kendi kendini yazan başrolü.

Omzundaki lekeler var ya;
Açıp gösterdin bana hani,
“Bunlar benim kanatlarım” dedin,
“Melek kanatları…”
Örter mi üstünü onlar bu gece? 
Yarın gece, 
Ve sonra? 

Yazar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İnci Öztürk

İnci Öztürk