Bıkmışsa gün, bir geceye sığınır. Saatler gelir dize; sırtüstü yatmakta kahramanlar. Kazma, kürek ellerinde açsın biri pencerelerini. Kapkara bir köle kırbaçlanır radyo hikâyelerinden birinde. Bir nehri geçer düşten düşe, köprü altında; aman sesleri asılır yabansı bir titreyişle Romen rakamlı bir saatin içinde. Odalar bekler yüreklerin iç kapılarında. Tüy gibi yumuşak kâbus sonlarına atılmış bir mitil. …
Bıkmışsa gün,
bir geceye sığınır.
Saatler gelir dize;
sırtüstü yatmakta kahramanlar.
Kazma, kürek ellerinde
açsın biri pencerelerini.
Kapkara bir köle kırbaçlanır
radyo hikâyelerinden birinde.
Bir nehri geçer
düşten düşe, köprü altında;
aman sesleri asılır
yabansı bir titreyişle
Romen rakamlı bir saatin içinde.
Odalar bekler
yüreklerin iç kapılarında.
Tüy gibi yumuşak
kâbus sonlarına atılmış bir mitil.
Kâr eder bana.
Mutlu geçmişler yansır
sobanın alevinden tavanlara.
Gülümseyen insan suretleri
usulca belirir,
gözler kuytuya çekilir.
Asılırım nafile.
Zamansa topraktır
kireç kokulu damlarda.
Yağmurdan sonra
üst üste istiflenir
balya gibi insancıklar.
Ayar ayar küfürleri
koynumda saklarım.
Bozkırlar duyar çocuk seslerini,
şehri çevirir son güz güneşi.
Karaltısı üstlerinde
korur uğultulu güvercinlerini.
Elimi kaldırsam
uçar mı bir hevesle?
İlk düşen damla
öyle sevecen, öyle şefkatli
bulut kıyısından akarak
kutsar toprağı
bir baş acı soğana.
Artık takmam.
Şakırdar çelik kaşıklar,
temiz hava saklı ağızlarında.
Bize benziyorlar:
tarihleri el yazısı kadar eski
iyi niyetli cümleler
dolanmış dillerine.
Suskunluk
soğuyan örtü üstünde
bağdaş kurar,
doygun adamları izlerken.
İçtiğim bir bardak su
ağulanır.
Boğazımda asılı durur,
yutkunması güç;
üvey evlat lokması gibi
hıyanetle okşar içimi.
Mutluluk mu diyordum?
Aslında hiç de fena değil
durmasaydı
takım elbise içinde.






1 Yorum
muazzez Gündoğdu
Mart 20, 2026Tebrik ederim Nurtenciğim
👍👍👍👍