Home/Misafir Kalemler

Misafir Kalemler

HAYAL VE GERÇEK

Çıkıp geldiğinde, yağmurdu mevsim. Soğuyordu içimin yazları Değip geçersin zannettim, geçmedin.  Sesin çınladı kulaklarımda Susmuyordu gülüşlerin Atıyordu iki kaburgamın arası hızlıca Yokluğumun suyundan içersin zannettim, içmedin. İğde kokusu sardı bahçemi  İlkbahar tedirgindi Kestane tadı değiyordu damağıma Geçer, karanfillerden sonra açar dedim, açmadın. Uykuma geldin, uykusuzluğuma geldin, sırtındaki kanatları hayaldir dedim, çok seversem uçar dedim, uçmadın…

İNSAN SEVDİĞİNE DARILIR 

Sana gelmiş, cana gelmiş, ruha gelmiş acıdır, Bana senden, cana senden, ruha gelmiş sızıdır, Anca insan, darılırmış, se’diğinden a’rıdır, Çile olmuş, gebe kalmış, ızdıraptan yaradır.  Kala kalmış, nice ruhlar, sızıyorken demeler, Yola çıkmış, bî-nazir ruhla’ yanarken kede’den, Teke tekken, sade ruhlar a’rıyorken kaleden, Sade meftun, muteber dosta ağlar yüre’ten. Suya kanmış, dosta yanmış, gidiyorken firardır, …

Kapı Dışında Bayram

Sabah daha tam doğmamıştı,  Fırat’ın üstünde ince bir titrek ışık, Çarşı yarı uykulu, Ama çocuklar… Çocuklar çoktan bayram.  Kurdeleler kırmızı, Gömlekler ütülü, Ayakkabılar biraz büyük ama umut tam ölçü… Bir tek o eksik. Başında bir dünya yükü, Yuvarlak bir tepsi değil sadece, Simit değil taşıdığı— Çocukluğunun ağırlığı. “Sıcak simit…” diyor, Sesi kalabalıkta kayboluyor. Bayram, en …

KAPKARA BİR KÖLE

Bıkmışsa gün, bir geceye sığınır. Saatler gelir dize; sırtüstü yatmakta kahramanlar. Kazma, kürek ellerinde açsın biri pencerelerini. Kapkara bir köle kırbaçlanır radyo hikâyelerinden birinde. Bir nehri geçer düşten düşe, köprü altında; aman sesleri asılır yabansı bir titreyişle Romen rakamlı bir saatin içinde.  Odalar bekler yüreklerin iç kapılarında. Tüy gibi yumuşak kâbus sonlarına atılmış bir mitil. …

DURMUŞ SAAT 

Baktım,duvarda durmuş bir saat.Yoksa,başka bir zamanı mı gösteriyor?…………Noktalar mı?belirsizliğin sessiz tanıkları,bende duran gölgeler gibi.Zamanın dili tutulmuş,suskun bir nehir gibi akıyor içimden.Gölgeler yutkundu geceyi,ay, utancını sakladı bulutların ardına.Bir fısıltı geziniyor içimde,ne dünün sesi,ne yarının haberi.Kendi yankımda kaybolmuşum,bir nefes kadar var,bir sessizlik kadar uzak.Yine de,kırık bir yıldızkaranlığı yırtar, umut saçar.Her çatlakta bir sabah doğar,her yarada bir filiz …

EDİP CANSEVER’LE MASADA

masa artık eski masa değil Edip Canseverim masaya konulan bu dikkat celbi  küstüklerin vazgeçtiklerin sözün bedeli ve adaleti taşımak zorunda olduğumuz görünmez şeyler aynı değil her gün yeniden ant içeriz kültür canavarına kurbanının sembolleşmesi sanal alem ve linçleri seyir bitmez panoptikonda kavuşulan ünü sürekli haklı çıkarmak zorunda kalır insan şehirden sürülmesi gerekenin çaresizliği kriz varsa …

YERİM YÖREM SEVDA

Bir bilseniz ne çok severimÇapkın bakışlarıYana yana edilen o alaycı kelamlarıYerim yörem sevdadır ancakKaranlığa kilit vururum her güce inatBaharlar açarKalbimin sulu topraklarınaKül rengi değemez saçlarımaDallarım kiraz, gül yüzüm pespembeHüzünle yol alamam bu olgun yaşımda 

GECENİN HİKAYESİ

tütsülenmiş duaların ardından anın kadrajına takılı kalan fotoğrafları tozların arasından çıkarıp ateşin kollarına terk ettiğinde başlıyor gecenin asıl hikâyesi yanan her kahır zerresi yıldız tozuna karıştığında yeniden merhaba diyor ay ilk dördünde sönüyor tüm ışıklar   karanlıktan ürkse de omuzlarındaki benlerden kayıyor uykunun şefkatli ellerine yaş alsan dahi yanaklarında parlayan Alp çocuk ben parmaklarımda harfler kulağımda …

HÜZNÜN AKŞAMINDA

Gülle selamladık sabahımavilik oldudoldu içimize. Kuşlar, bulutlara uçtu,yapraklar, aldandırüzgara düştü.Ak bulutlar aktıyüreklerimizegökler dolusu su yürüdügözlerimizeHer sabah,bir merhabaydı bize ammaakşamla inen her hüzün,devranın tokatıydı yüzümüze

EKSİK VALİZ

Yaprakları gitti, ağacı kaldı yalnız; bir de kuşların titreyişi.  Olmayan saksılarla dondurdum evi. Bağrışıyorlar içinde şimdi. Ormanların uzantısı kapılar, çerçeveler, eşyalar; gıcırtıları aç çocuk ağlaması. Zaman israfı akan sular, elimde değil; duvarlarda küflü insan silüetleri Eksik bir valizle kendime yolcu. Ne yalan söyleyeyim, evler birbirine komşu; gidilmiyor istenilen yere. Sadece gidilmiş, varılmış gibi yapılıyor eşiğine …

  • 1
  • 2