Home/6. Sayı

6. Sayı

MERDİVENDE ÜÇ ŞAİR

Dünya tarihinde kaç kez aynı anda üç şair bir merdivene oturmuştur acaba, kaç kez şairleri öldürmeye kararlı kalabalıklar o merdivenleri yakmış ve kaç yangın yıldönümü keder hiç eksilmeden, eksilen şairlere, yazarlara ve yaşamdan zamansız alınan sayısız aydınlık insana ağlanmıştır.Unutmadık, acımız dinmedi, yerleri doldurulamadı.Sivas Katliamı’nın 33. senesinde Metin Altıok, Behçet Aysan, Uğur Kaynar’ı ve tüm kaybettiklerimizi …

ESKİ KIRIK BARDAKLAR

İşte bu ellerimle yalnızım bu inanmazsan bak Bu saçlarımla bu iyi giyimlerimle paralarımla Sen varsın ya sen çoğu kez yetmiyorsun Uzakta mısın sen misin söylemiyorsun Bakışın mı eksik dudakların mı anlamıyorum O adamlar geliyor aklıma karanlık iri yarı O gemiler ipleri yelkenleri dümenleri dökük Unuttuğum kırlangıç kuşları kırık bardaklar Bir ahşap evde taşlıkta yaz günleri …

SENİ SAKLAYACAĞIM 

Seni saklayacağım inan Yazdıklarımda, çizdiklerimde Şarkılarımda, sözlerimde. Sen kalacaksın kimse bilmeyecek Ve kimseler görmeyecek seni, Yaşayacaksın gözlerimde.  Sen göreceksin, duyacaksın  Parıldayan bir sevi sıcaklığı, Uyuyacak, uyanacaksın. Bakacaksın, benzemiyor Gelen günler geçenlere, Dalacaksın. Bir seviyi anlamak Bir yaşam harcamaktır, Harcayacaksın. Seni yaşayacağım, anlatılmaz, Yaşayacağım gözlerimde; Gözlerimde saklayacağım. Bir gün, tam anlatmaya… Bakacaksın, Gözlerimi kapayacağım… Anlayacaksın. Özdemir …

Tek Başına

Ölürken çocuklarımı unuttum Küçük deniz kirpileriyle sabah Denedim bütün sabahları.  Sana sürgünümün şarabını bıraktım al  Mumlarını güzelliğin ve hiçliğin  Bir de kaygumun soluk ellerini. Denedim bütün ölümleri Ama görmedim büyülü ağaç Ezilmiş sevdaların giysileri. Sana ayrılığın yayını bıraktım al Bir de adını bilmediğim gökyüzünü Lamalar gibi koşar bozkırda. Oysa ölümsüzlük şuracıkta, kar Güneşi gibi doldurmuş …

Eskil Bir Aşk Öyküsü

boynumda yağmurdan bir kolye... ıslak taşlara oturuyorum bugünlerde... bir siyam kedisi ve ben... pek çok şeyi geriye doğru unutuyoruz... eski rus bir sevgilim vardı... başka birisini göze alamam bugünlerde... öykü safir aynalı bir salonda geçiyordu... her şey önce çok güzel başlıyordu...  sen, gözünde siyah bir bant, beni dansa kaldırıyordun... ben seni portekizli bir korsan sanıyordum... …

BİR DAHA BANA BENZEME ANGEL

Yağmura çok teşekkür ederim Bu gece yalnızca cesedime yağdı  Bana bir şey olursa diye korktum  Seni birkaç saniye düşünürsem; Düşünürken üşürsem diye korktum Oturup siyah portakallar yedim Oturup korkunç kitaplar okudum İçimde bir sıkıntı gibi cinayet İçimde bir sığıntı gibi telaş İçimde felaket gibi bir merak Hislerimin uzağına düştüm, şimdi çok üzgünüm Şimdi çocukluğumun uzağına …

GELMİŞ BULUNDUM

Ben mişim -neymiş?- su sesiymiş Oymuş -cam kırıkları gibi gövdemi yakan- Yanağında sardunya kokusuyla yazdan Kimmiş o gelen ya giden kimmiş Bir yabancı mı, yoksa bir ermiş Değilmiş, bir çağrı bile yokmuş uzaktan.  Güneş mi batarmış bir özel ismi bitirir gibi  Yanmış bir ağacın yaprakları mıymış kımıldayan  Ne kalmış bir önceden ya da bir sonradan …

BABASI DA DAHİLDİR ŞAİRİN YAŞAMINA

SİZİN HİÇ BABANIZ ÖLDÜ MÜ? Sizin hiç babanız öldü mü?Benim bir kere öldü kör oldumYıkadılar aldılar götürdülerBabamdan ummazdım bunu kör oldumSiz hiç hamama gittiniz mi?Ben gittim lambanın biri söndüGözümün biri söndü kör oldumTepede bir gökyüzü vardı yuvarlakŞöylelemesine maviydi kör oldumTaşlara gelince hamam taşlarınaTaşlar pırıl pırıldı ayna gibiydiTaşlarda yüzümün yarısını gördümBir şey gibiydi bir şey gibi …

bence malûmdur

dikenin kalbime battığı bir sonbahar günüdür sen elini bulutların içinde gezdirirsin bulutlar senin gözlerinin üstünde yürürler içini kurtlar kemirir bence malûmdur buğulanmış camların arkasında masmavi yüzün senin ateşler içinde olduğun bence malûmdur ellerin muhakkak çocuk elleridir hep kimsenin bilmediği türküler düşünürsün onlar neden daima okul türküleridir süleymancıktan bahseder kara toprakta açık yeşil bir yıldız gibi …

YİNE DE GÜL

Gecenin kör vaktidir fırtınalar yedeğimde yürürüm ayakta ve perişan, ocağım,  köz rengine işitir ellerimi. Tutarım, bir acı zeytin yerim, tadı damağımda söyleşir durur. Dilimde onlarca söz aç/ açıktır. Ak kağıttan yapraklıdır isyanım. Sağılır gelir mavi uçuşlarıyla martılar, sözcükler süzülür de kanat tutar kıraç toprağında dizenin. Uğur Kaynar