ORADA ÖYLE BİR YERDE BİR MANİFESTONUN KIYISI 

bana sorarsan ihanet iyi bir kahvaltıdır domatesi bıçakla kesersin ve kanı akar ekmeğe sabahın beşinde bir bulut çöker avluya fare zehriyle yıkanmış bir tanrı balkondan sarkıtır ayaklarını komik  ben ki kaldırım taşlarının altında plaj arayan son turist sayılırım  göğsümde gezdirdiğim bu paslı çakı ne zaman açsam bir şiir  ortalık kan revan susmak yakışmıyor dilimin ucundaki …

bana sorarsan ihanet iyi bir kahvaltıdır
domatesi bıçakla kesersin
ve kanı akar ekmeğe
sabahın beşinde bir bulut çöker avluya
fare zehriyle yıkanmış bir tanrı
balkondan sarkıtır ayaklarını
komik 

ben ki kaldırım taşlarının altında plaj arayan
son turist sayılırım 
göğsümde gezdirdiğim bu paslı çakı
ne zaman açsam bir şiir 
ortalık kan revan
susmak yakışmıyor dilimin ucundaki metale
ama biliyorum
konuşsam bir çin malı inceliğinde kırılacak her şey

oysa biz
çarmıha gerilmenin geometrisini değiştirmeye geldik
dedi içimdeki o sert kadın
saçlarını düzeltip
baktı uzun uzun bulvardaki tanklara
biz ki dirilişi borç almadık kimseden
ve medeniyet dediğin
kestiğin damardan sızan ışıkta gizli

şimdi neonlar altında yürüyen bir peygamber yalnızlığı
bu kentin damarlarında dolaşan o bildik zehir
bir yanımda senfonisini çalan minikler orkestrası
öbür yanımda çürük bir diş gibi sallanıyor gelecek
ikisinin ortasında bir yerde
kalbim
kırık bir pusula

sana geldim işte
kasıklarımda bir ülkenin bütün yenilgileri
ve cebimde biriken bozuk paraların sesiyle
alnımda o çok eski çizgi
hani şu kabil’in habil’i gördüğü yer
tam orası
çatladı yeniden
neyi bölüşemedik ki biz
ölümü mü yoksa dirilişi mi
yoksa soru işaretlerini kaldırmayı mı şiirden

sana soruyorum
ojelerle yazılmış bir vasiyeti
kim ciddiye alır
kim ağzındaki lokmayı çıkarıp
sokar dilini bu karanlığa
ben hariç
ve belki sen
sahilde çıplak ayak dolaşan o çocuk
tanıdın mı beni
ben ki redd-i miras edilmiş bir çağın
en küçük harfiyim

soluk alıp verişimden belli değil mi
devirdiğim imparatorluğun altında kaldığım
ve her şiirde biraz daha dirildiğim
tuhaf değil mi
hâlâ buradayız
hâlâ iki ayrı ses gibi aynı boşlukta çınlayan

Yazar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gizem Gülşen Çam

Gizem Gülşen Çam