“Şuraya bir cümle koydum. Bırak, acımızı birileri duysun. Hem zaten şiir niye var? Dünyanın acısını başkaları da duysun!” Birhan Keskin Poem/Şiir kelimesi Latince poesis/yapmak-imal etmek eyleminden türemiştir. Bir yapma edimi, dünyayı içimizde sözcüklerle yeniden imal ve inşa sürecidir şiir. Edip Cansever’in bu konuda ne dediğini hatırlayacak olursak ; ‘Yapılan bir şeydir şiir’ ve bizce dahası …
“Şuraya bir cümle koydum. Bırak, acımızı birileri duysun. Hem zaten şiir niye var? Dünyanın acısını başkaları da duysun!”
Birhan Keskin
Poem/Şiir kelimesi Latince poesis/yapmak-imal etmek eyleminden türemiştir. Bir yapma edimi, dünyayı içimizde sözcüklerle yeniden imal ve inşa sürecidir şiir. Edip Cansever’in bu konuda ne dediğini hatırlayacak olursak ; ‘Yapılan bir şeydir şiir’ ve bizce dahası insan(ı) yapan, bütünleyen bir şeydir. İnsanlığın derin kaynaklarından süzülüp gelen imgenin, metaforun, sözün, sesin gücüyle hem okurken, hem yazarken duygularımızı düzene sokar, kaosumuzu anlama kavuştururuz.
Şiirin üzerimizdeki bu gücü ve belki de büyüsüne dair deneyimlerimizi, bu konudaki görüşleri ve tabii iyi gelen şiirleri paylaşacağımız bu köşede açılış niyetiyle biz –Zeynep ve Seda- şiirle olan derin iyileşme yolculuklarımızdan bahsetmek istedik. Her sayıda farklı hikayeler ve farklı şiirlerle bu alanda buluşmak ve paylaşmak dileğiyle.
ZEYNEP;
Yıllar oldu ki mavi gezegendeyim hâlâ. Kapılarından girip bir çatı altında soluklanıyorum, kapılarından çıkıp sokaklara karışıyorum. Bazen alışamadım buraya diyorum kendi kendime, sığamadığımı hissediyorum dört duvar arasına, yollara… Birikiyor içimde duygular, düşüncelerim yoruluyor… Kabullenemediğim, böyle olmamalıydı dediğim ne çok şey var, ne çok acı… Kendi aklım ve yüreğimle hayatıma attığım düğümlerim de var. Sebebini bildiklerim, bilemediklerim, çözebildiğim ya da çözemediklerim… Kaçasım geliyor kimi zaman, sınırlara dayanasım … Sonra birden “Ah!” diyorum “Dünya ne güzelsin”. Nazım’ın dizesini aklıma getirerek “ Hani bütün işim gücüm yaşamak olacaktı benim, nasıl unutursun?” diyorum kendi kendime.
İşte böyle sıkıntılı günlerde umudu bulmuştum Nazım’ın dizelerinde. Bana hissettirdikleriyle o dizelerden bir ev kurdum kendime, dizeler arası boşluklar yolum oldu… Yaşadım o dizeler içinde, aralarında yürüdüm. Birikti birer birer şiir kitaplarım sonra, sevdiğim şairler çoğaldı… Duyarlılığın kalesini örüyordum şiir kitaplarıyla ve şairlerin yardımıyla, acıyla harcını karıyordum kale duvarlarımın. Bir zaman sonra da kalemi elime aldım ve içimde sessiz akan ırmaklara çağlayanlar akıttım, denizlere karıştım, yakamozları ellerimle tuttum sanki geceleri, sabahları bekledim buruk sevinçlerle… Kim ne derse desin kırılganlığımla ilgili, artık biliyordum nasıl dirençli hale geldiğimi, kalemin ise kolayca yıkılmayacağını. Dünyanın, ülkelerin değil dilin sınır boyunda bekliyordum şimdi hayatı, gelebilirdi istediği gibi…
Sevgi olmadan acı olur muydu, sevinç olur muydu, öfke, mutluluk, hüzün…. İnsan olmanın özüydü sevgi… Ölüm, ayrılık acısı, yas ondandı. Adaletsizlik, yoksulluk onun olmadığı yerdeydi. Şiir tanıklık etmekti bu yeryüzünde. Kendi sesini başkasının sözünde duymak, ötekine ses olmak…
Turgut Uyar “İnsan sevdikçe iyileşiyor artık anladım” dediği gibi “Sevgim acıyor” da demiştir. Bu dizelerdir ki halimizi anlar, sesimize ses olur ve iyi gelir bize. Ve elbette kadın şairler de iyileştiren dizeleri bulmuştur şiirlerinde. Füruğ Ferruhzad’ın şiirin kendisine nasıl iyi geldiğinden bahsettiği gibi: “Ben, ruhum memnun olduğu zaman mutluluk duyuyorum ve şiir benim ruhumu memnun ediyor.”
SEDA;
“Kimseye anlatamadığım bir derdim var, kalbimin yere düşen bir porselen vazo gibi binlerce parçaya ayrıldığını, parçaların her birinin ruhumun duvarlarına saplandığını hissediyorum. Yaşam bir zorunluluklar nehri ve ben sabah evden çıkıp o nehre giriyor, akşam her nasılsa boğulmadan dönüyor ve şiir okuyorum. Yemek yerken, otururken, ayakta, banyoda, uyuyana kadar, gece uyanıp uyanıp, şiir okuyorum. Yatağımın içi şiir kitaplarıyla dolu, acımı paylaşan, onu benden daha iyi anlatan şairlerin şiirleriyle. Eğer uykumun arasında uzanıp kitaplardan birine dokunamazsam içimi bir panik kaplıyor, hayatta kalmak için içmek zorunda olduğum ilaçlarım elimden alınmış gibi bir ölüm korkusu. Okuyorum, okuyorum, okuyorum… Acım her gün biraz daha duyuluyor, anlaşılıyor, her gün biraz baş edilebilir oluyor. Her dize kalbimin parçalarını birbirine tutturuyor, şiirler eskisinden daha geniş bir kalp yapıyor bana. Haftalar sonra şiirler olmadan da uyuyabildiğimi fark ediyorum, tedavimin tamamlandığını.”
Bu büyük acımın ilacını şiirlerde bulmamın üzerinden yıllar geçmişken ve bu arada başka acıları da şiir okuyarak, yazarak sağaltabildiğimi defalarca deneyimledikten sonra bir Tedx konuşmasında karşıma ‘Şiir Eczanesi’ diye bir oluşum başlatmış olan William Sieghart çıkıyor. İnsanın hayatta acıları ortaktır ve bu acıların her birine iyi gelecek şiirler vardır diyen Sieghart heybesine doldurduğu yüzlerce şiirlerle binlerce insana iyi gelmiş. Yalnızlık, aşk acısı, ölüm korkusu, anlam duygusunu kaybetmek, bilinmezlik… Her biri için şiirler, okunduğunda içimizde titreşen, acımıza ortak, bize iyi gelen şiirler.
Sieghart’ı dinlerken bir yandan hayal kuruyorum, yüreğimiz acıdığında, ruhumuz sıkıştığında kütüphaneye gitmek, Şiir Eczanesi’nden bir şiir açıp okumak, sözcüklerin tüm insanlarla ortak dehlizlerimizde yankılandığını duymak, içimizdeki telleri titreştirdiğini hissetmek ne güzel olurdu. Ağrıyan boğazımıza ballı ıhlamur, midemize papatya, ruhumuza müzik, ruhumuza edebiyat, ruhumuza şiir…
700 yıl öteden seslenen Şirazi;
‘Keşke gösterebilseydim sana,
kendini tamamen yalnız ya da karanlıkta hissettiğinde
varlığının yaydığı o muhteşem ışığı’
ya da bugünden seslenen Birhan Keskin;
‘Acı mıhlanıp bir kalpte durmasın. Ortada dursun. Olur ya biri eline alır okşar, biri alnından öper. Az unutursun.’
Bu dizelerin dediği gibi; şiir alnından öper, elini kalbine koyar, hafifletir, ayna tutar, insan olmakla barıştırır.
Şiir iyi gelir.
Şimdi ruhumuzu memnun edecek bir şiire kulak vermeli. Biz bu şiirden bize iyi gelsin diye ‘Şuraya bir cümle koydum. Bırak, acımızı birileri duysun. Hem zaten şiir niye var? Dünyanın acısını başkaları da duysun!’ dizelerini seçtik. Siz de Kargo şiirinden istediğiniz bir dizeyi seçin kendiniz için, iyi gelecektir.
KARGO
Sana buraya bazı şeyler koyuyorum. Yol boyunca aklında olsun. Lazım olursa açar okursun. Olmazsa da olsun, bir zararı yok burada dursun.
Şuraya bir cümle koydum. Bırak, acımızı birileri duysun. Hem zaten şiir niye var? Dünyanın acısını başkaları da duysun!
Acı mıhlanıp bir kalpte durmasın. Ortada dursun. Olur ya biri eline alır okşar, biri alnından öper. Az unutursun.
Buraya tabiatı koydum. Ağaçları, suyu, ovayı, dağı. Onlar bizim kardeşimiz, çok canın sıkılırsa arada onlarla konuşursun.
Buraya, küçük mutlu güneşler koydum. Günlerimiz karanlık ve çok soğuyor bazı akşamlar, ısınırsın.
Buraya, bir inanç bir inat koydum. Tut ki unuttun, tekrar bak, o inat neyse, sen osun.
Buraya yolun yokuşunu koydum. Bildiğim için yokuşu. Zorlanırsa nefesin, unutma, ciğer kendini en çabuk onaran organ, valla bak, aklında bulunsun.
Buraya umutlu günler koydum. Şimdilik uzak gibi görünüyor, ama kimbilir, birazdan uzanıp dokunursun.
Buraya bir ayna koydum arada önüne geç bak; sen şahane bir okursun. Mesai saatlerinde çaktırmadan şiir okursun. N’olcak ki, bırak patronlar seni kovsun!
Burada bir tutam sabır var. Kendiminkinden kopardım bir parça, (bende çok boldur) lazım oldukça ya sabır ya sabır, dokunursun.
Burada güzel çaylar var. Bu aralar senin için çok önemli. Bitki çayları, kış çayları, şuruplar, kompostolar. Demlersin, maksat midene dostluk olsun.
Şuraya Youtube’dan müzikler, Bach dinle filan, koydum. Ama müzik konusunda sen benden daha iyisin, koklayıp buluyorsun.
Buraya bir silkintiotu koydum. Kırk dert bir arada canına yandığım, kırkına birden deva olsun.
Birhan Keskin
Şiirin bize nasıl iyi geldiğini kişisel deneyimlerimiz yoluyla aktardığımız, bu konuda sanatçıların, teorisyenlerin yapıtlarından ve görüşlerinden yararlandığımız köşemiz sizlerin de şiirle iyileşme deneyimlerinizi paylaşabileceğiniz bir alan olsun istiyoruz. Paylaşımlarınız için dergimize “Şiir İyi Gelir” konu etiketi ile 46xxdergi@gmail.com adresine e-mail atabilirsiniz.
Authors




