Zeynep Özkan

Zeynep Özkan

DURGUN GÖL

Durgun bir göldür şu zaman Masa başında Eriyip giden saatlerle Zihnimin içi  Isınır Bir tik takla Düşlediğimde ölümü Geçmiş dip sularda Kıyıda eksilen gelecek Mavisinden sarısına Gün batımı ya da Gün doğumu Farkında değilim Üşürken hatıralar Zamansızdır artık her şey  Kurmacalı sistem En büyük yanılgımız Kirpik ucunda O son rüyamız Kuru bir dalda Yaşam meyve …

Renga

Resim: Seher Karakuş1.sende en çok sevdiğimyağmura karşıaşık olma isteğin 2.yapraklar dallarındanben senden düşüyorum3.soğuk kül dondukaranlık taşa döndünbakışın kaldı4.tutuşunca bir gecebin bulut yastığımda5.güneş üşüdüdün kömürden bir örtüuyku iki örgü6.seni bilirdimbir ışık oyunu değildin eskiden7.sessizdi geceyıldızlardan düşünce-yüzünde ay var8.derinleşmiş çizgilerkışın açan çiçekler9.bakışın görünüyorgözlüğünün ardından-camlar buğulu1.Yelda Karataş, 2. Nur Kramer, 3. Cemil Aras, 4. Cevşen Mercan,5. Gülşah Veryeri, 6. …

KIŞ

Resim: Akif Şahin, 11 yaşPencereden taradım sokağıYol boyunca cam kırıklarıKaçan adımlarda bakışım Gözlerimden geçen bulutAynaya çarpınca boşaldıGece saçlarımda ağardıÖmrümün ilk kış sabahıÖlü bir serçe cam kenarında

BÜYÜK ÇOCUK

Resim: Ayşe Şahin 7 yaş“Bu çok bana,Ben bunu yiyemem” deme çocukGün gelir az gelir her şey insanaModern de denilmez, ötesi dünyanınArtık boğazı düğümsüzKuyruğunu kesmişler kiKarnının farkında değilBir boşluk ki hiç dolmuyor orasıKaranlığa baktıkça o da bakıyor sanaUçurumdan dön geriyeYolu bulmak için böldüğün lokmalarBoş ver şimdi kimin midesinde Kalabalık bir yaş günündenAzalıyoruz bak git gideRakamlar büyüdükçe yaşamdaÇekiliyor …

Kendi Kapısını Açan Kadınlar

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, kadınların eşit haklar, insanca çalışma koşulları ve siyasi temsil için verdiği uzun mücadelenin sembolüdür. Bugün dünyanın birçok yerinde kutlanan bu günün kökeni, özellikle 19. ve 20. yüzyılın başındaki işçi kadın hareketlerine dayanır. 8 Mart 1857 tarihinde Amerika Birleşik Devletleri’nin New York kentinde bir tekstil fabrikasında kadın işçiler haklarını aradıkları …

KOŞTU SES, UÇTU SÖZ

İçimdeki ses, söze dökülemeyen derinlikte Kemiğime değdi tiz bir yankının kesiği Tırıs giden bir at sanki koşuksuz, kanatsız  Söze dökülemeyen derinlikte içimdeki ses Gözüme uyku girmeyen gecenin karanlığında Yine o uzun yürümelerden birinde Yağmur taneleri döküldü yeryüzüne İçimdeki ses, yorgun ama ümitsiz değil Ritmik ve temkinli Kelimelerine gem vurmuş Kendi elinde dizginleri Bir öfkeyi dalga …

SARMAŞIK

Bir aşk varmış Bir aşk yokmuş Hangisi doğru ki Cevabı olmayan soruları Sormak mümkün olsun  Yerçekimine tutsak elma kadar gerçek Kadın ile erkeği saran sarmaşık Aklın dilinin tutulduğu Kalbin anlamak istediği Nasıl anlatılır ki hem İlk insandan beri Bir deliliğin evrensel tarihi Kim anlatsın şimdi Ben anlatamam biliyorum Dolaşır aklımla kalbim O zaman kelimeleri soyup …

UÇURUMDAN BAKMAK: THELMA VE LOUSİE 

Ridley Scott’ın 1991 yapımı Thelma  ve Louise filmi, yalnızca bir “kaçış hikâyesi” ya da bir “yol  filmi” değildir. Erkek egemen dünyanın kadınlara çizdiği dar sınırların bir yolculuk metaforu içinde parçalanışıdır; kadınların yüzyıllardır susturulmuş cümlelerinin asfalt boyunca yankılanışıdır. Ridley Scott’ın kamerası, bu filmde erkek bakışını terk eder; direksiyon başında iki kadın vardır ve yol ilk kez …

ŞİİR İYİ GELİR

“Şuraya bir cümle koydum. Bırak, acımızı birileri duysun. Hem zaten şiir niye var? Dünyanın acısını başkaları da duysun!”  Birhan Keskin Poem/Şiir kelimesi Latince poesis/yapmak-imal etmek eyleminden türemiştir. Bir yapma edimi, dünyayı içimizde sözcüklerle yeniden imal ve inşa sürecidir şiir. Edip Cansever’in bu konuda ne dediğini hatırlayacak olursak ; ‘Yapılan bir şeydir şiir’ ve bizce dahası …

  • 1
  • 2