Torino’da bir kara kış; dinlenirdim elbet ciğerlerimi kesebilse kör bıçak bu ayaz. Kopsa koşumlar, bitse bu sefil pazar. Ne çare! Hoyrat, doyumsuz ve "aman"sız bir yükle, yüz - sayamadım belki bin yıllık yorgunluk dizlerimde. Çekiyor beni toprak, bu buz tutmuş taşlar. Bilmem bilir misin ne demek o kadim dilsiz öfke? Gövdem kaç defa yıkılmak istedi, …










