canımız kimdir: bir kendimiz yek diğerimizsu akıştır, bellisiz bir yolbir tahta köprüden ayaklarını sarkıtankaygıdır, bu nehri sana katran gösterenher yerden herkese en uzakşimdide açılanaşağıdan yukarı konuşan aşağıyı ve alçaklığı: parrhesiastesbaşımıza geleceklere rağmen ölümden kelimeler yürür açık damar yollarındangörünmeyenin gücü besleryaşam kaynağıdırdoğru senden serpilir, başkasındannefesinin düzeniyle oku dünyanın yokdüzeninikirlikantemizkankirlikantemizkankan, akıştır kulakçıkkapakçıklardanduyulmayan şeyler ondadıratan bir kalpten büyük ölüm …
canımız kimdir: bir kendimiz yek diğerimiz
su akıştır, bellisiz bir yol
bir tahta köprüden ayaklarını sarkıtan
kaygıdır, bu nehri sana katran gösteren
her yerden herkese en uzak
şimdide açılan
aşağıdan yukarı konuşan
aşağıyı ve alçaklığı: parrhesiastes
başımıza geleceklere rağmen ölümden
kelimeler yürür açık damar yollarından
görünmeyenin gücü besler
yaşam kaynağıdır
doğru senden serpilir, başkasından
nefesinin düzeniyle oku dünyanın yokdüzenini
kirlikantemizkankirlikantemizkan
kan, akıştır kulakçıkkapakçıklardan
duyulmayan şeyler ondadır
atan bir kalpten büyük ölüm cümlesi yok
boşluktur, aramız dille dolar
aramızda, arada olur olanlar
varlıklaşır ses
uzak kadar yakından
söylenmesi gerekenler vardı herkes susarken
parrhesiastes oradan konuşur
-yarıktan, karanlıktan, yıkımdan, yırtıktan
krize bulanmış, kederden sararmış
bun’dan, bunaltıdan-
ya da Kassandra sakınmasızlık vaadi kör talihin
sahilik, taş içinde saklı; de sen ona ter
tuz denizinden, Zeytindağı’ndan, deriNden
bir skandaldır
derdest edilecek, ters yüz; derisi yüzülecek
kışkırtsın bizi acısuyuyla, dünya onun ağzında
dalaklarımızdan taşsın yarayışlı sıkıntı
dışarı atılacak bir aşırılık felaketi
ondan doğrulan söz.
from the river to the see
Falistane will be free
Asuman Susam
Yazar






