Duygu Taylan

Duygu Taylan

seyran

ve bir gün memleketin kalbinde başak yanmış savat işlemiş kuşların hıçkırığı gözlerine seyran'ın  aynı durağa götüren bulutsuz gece  yaralı, giysileri alınmış koca memelerinden cigara çıkarıp göğün çividine hohlamış dumanını ne çok kötülük olmuş cümle alemde gümüşü ne çok kararmış insanlığın çanlar demiş seyran “yolunu kaybedenler için çalar son istasyonda buluşalım mı?” Uykuların Kara Kutusu

Resif

Denizin yağmur ormanı  Cezir gelince sudan çekilen Acı dolu aragonitler içimde   Duygu Taylan, Yelda Karataş   Kasım 2024, Bodrum

KİM BUNLAR

Ülkede şenlikler uzun zamandır durmuştu, toplumun ruh haline muşambalar döşenmişti. Zehir akıyordu ekranlardan.- Anlamsızlıkta- kayboluyordu herkes. Delilik, en düzgün kıyafetiyle geliyor geriniyordu. Allah’ım nelerden medet umuyorduk. Lanet ve lütuf bir aradaydı. Sinir illetinden kırılıyorduk.  Perilerle, cinlerle koyun koyunaydık, gaipten sesler duyuyorduk. Hezeyanlı sözleri döndürüp döndürüp kıvılcımlar saçıyorduk gölgelerin arasında. Uçurumlarda birbirimize el verip dilsiz boşluğa …

Asuman Susam ile Söyleşi

1. İlk şiiriniz 1989 yılında Milliyet Sanat’ta yayımlandıktan sonra peşi sıra şiir, makale, inceleme ve sinema yazılarınız geldi. Okurlarınızla çok boyutlu bir ilişki kurduğunuzu eserlerinizden anlamak mümkün. Asuman Susam, şiirlerinde sesle nasıl bir kök arayışı içerisinde?Okuma ve yazmayla geçen çok uzun bir zaman. Arayış hiç bitmez; ama elbette zaman içinde değişir dönüşür. Benimki de öyle …

Zerrin Oktay ile Söyleşi

1-Yurtsuz Yazar olarak kendinizi tanımlıyorsunuz. Bunu açabilir misiniz? Öncesinde şunu belirtmek isterim: Ben aslında kendimi “Sokak Yazarı” olarak görüyorum. Uzun yıllar boyunca hep yazdım ancak kitap çıkartmak gibi bir kaygım olmadı. Zamanla metinlerim çeşitli dergi ve gazetelerde görünmeye başladığında bile kitap fikrine nedense sıcak bakamadım; ben bir sokak yazarıydım ve kitap çıkartmak için kendimi yeterli bulmuyordum. …

alarga

giden kervana, dosta eğilen baş idim sahipsiz bir çorba kasesi ocakta ötekinin teki demişti; ‘insan yanın alargada’ sahi kim bakacaktı fırtınada oraya?  aman bilmesinler, eylemesinler de  viraneliğimin kaygısı değil şu durup da suyunu içtiğin taş tutan kalbimin serinliği tüten bacanın kargasına bak şairden üstün zekâsı varsa yüreğin sor çökmek üzere olan çatı mı yoksa çağın …

MİSRİ

dadandıydın uşkuna orda burda Van’da yahut otobüs durağında kök hatıra içe doğru nem tutan ucu bucağı olmayan  yola döküldüydü zaten neydi ki insanı hafızaya sırlayan  çekiç asfaltta küsuratı eski bir boşluktan kavuşamamak uzaklığına ne çok gezdin, ne az konuştun patikleri de aldı zaman adın Misri heybende kaval sesi ıstıraptan derin değil o yerleşik iz karnında  …

DEĞİL

Odayı doldurdu döşeğin üzerine annemYüzünde sargın gündüzKavuran sıcak al mavi çelik Cebim delik, kabuğum çamurUtancım dolaştı ayağımaOn yaşındayım, hatırlıyorum, şurada buradaÜç kuruşa çocukluğumu büyütüyorumBöldüğümüz ekmek değilGömdüğümüz Güneş değilKat kat körleşen sofradaYediğimiz hayat değilYavrulamış gece, yıldız emziriyor irili ufaklıGök ufalmış, görsen elim değecekAy yarım ağızlıDurup dururken soğuk soğuk dökülüyorSebepsiz değil üşümemUzun uzun dalıyorum camlanmış yarınaDünyayı yurt saymış …

MARTI ÇIKMAZI VE ŞİİR – Efnan Ezenel’le Söyleşi

(…) Göğe yazılmış bir yastır martı çıkmazı Enkazında yankılanır bu çağın Sükûneti göğü kaplar Yazgısı toprağı (…) -MARTI ÇIKMAZI Efnan Ezenel’in “Martı Çıkmazı” adlı şiir kitabı, Kasım 2025’te Edebiyatist Yayınevi’nden çıkarak okurlarıyla buluştu. Söyleşimizi “Martı  Çıkmazı” şiir kitabı üzerinden şiir, kadın, çeviri ve dil üzerine gerçekleştirdik. 46XX’in sloganı, ‘şiir dişi işi’. Şiirde dişil bir sezgi olduğuna …

  • 1
  • 2