Home/8. Sayı

8. Sayı

İrfan’a

Evvela bu şiire bir özle başlamalı, Sonra söz, Sonra ses, Sonra anlatmalı işte Sana dair detayları. - Ah, eminim dokundukça yanacak elim. Uzandığım her hece ters yüz edilmiş bir çivi gibi batacak etime. - Duyuyorum, ıslığın da yavaş yavaş sızmaya başladı dizelere. Bilen bilir, Bilmeseler de fark etmez; Bir de töz var senden bize kalan, …

Resif

Denizin yağmur ormanı  Cezir gelince sudan çekilen Acı dolu aragonitler içimde   Duygu Taylan, Yelda Karataş   Kasım 2024, Bodrum

‘Sepetime ekle’

Kelimeler sallanırdı iki çamaşır ipindeOnar metreden az eksikHasır düğümlerden farksızdı dertlerimizİçinde bir avuç zeytinSokak kedili pijemalarımızlaİncilerimiz dökülmeden az önceAltıncı kattayızYediye yetişmez ipin pazara çıkmadığı bir gündüÇamaşırlar da tertemizKışı çürümeden  geçiren bir sepetBalkondaAnılar taze ekmek kokusundaUnutkan yeminlerimizNemli gözler her cümleden daha uzunUykusuzdu neşemiz‘Dikkat kırılır’ etiketi yok ki kalbimizdeYumurtayı koruyan bakkal amcaDeftere  ‘yavaş sev’ yazsın veresiye yerineTembihlesin‘Arkana …

HAFIZANIN ENKAZINDAN KURTARILAN ŞİİRLER

Bir gün “Uykuların Kara Kutusu” isimli bir kitap geçecek elinize. Çağrıştırdıklarıyla, uyandırdığı merak duygusuyla okumaya başlayacaksınız ve okurken yaşanılan zamandan geleceğe bırakılan bir hafızaya tanıklık edeceksiniz. Bugün ise çağımızın hızla değişen koşullarında bizler kolaya kaçmadan bunu şiirle duyumsamayı başarabilirsek o kara kutunun bize sunulan en insanca armağan olduğunu anlarız. Duygu Taylan bugünkü çağdaş şiirimizin sessiz …

Z-AMANSIZ

24 Şubatlara, İyi ki doğdun I Hey küçük kız! Bizi bırakıp da -Nereye Böyle z-amansız Kardeşim diye Seslenmek istiyorum sana Bu kez de şiirimde Çünkü Ölen kız çocukları, Hayır, tüm ölü çocuklar Birer birer Artık geri dönmeyi bekleyecekler Unutmadığımız o evimize II O balkona dönsen Küçük kız Elinle ötelesen zamanı Şarapnel parçalarını Salkım söğüt saçların …

Avuçları Sımsıkı Kapalı

Sonbaharın yaprak yağdıran günlerinden Gök sarı Ankara karanlık Kaldırımda topuk sesleri Islak çocuk bahçesinde tuhaf bir neşe Mevsimini şaşırmış bir balarısı döne döne gidiyor ürkek Bulutlar sarılmış yağmura, düşmesin diye Ama ilk damlalar geliyor işte, ayrılık sarısı  Avuçları sımsıkı kapalı İçinde kalbinin yarası, İçinde kayıp nefesinin yarısı Şehrin soğuk betonlarında yankılanıyor hüzün Yaldızlı umutları az …

Gruşenka

Bir şehir efsanesi, Tezer Özlü’nün arkadaş grubundan birine kendini ‘Gruşenka’ diye, tanıttığını söyler. Bir süre sonra gerçek ortaya çıktığında, adamcağız çok şaşırır.Gençlik yıllarımda bu öyküyü ilk duyduğumda, Tezer’in neden böyle bir ‘hınzırlık’ yaptığını anlamamıştım. Karamazof Kardeşler’i ikinci okuduğumda yani orta yaşlarımı biraz geride bırakırken, anlamış gibi oldum. Şimdi, yeni başladığım üçüncü okuyuşumda, kalbi severken  şefkat …