EY YOLCU, RUHUNU SERÜVENE ÇIKAR

-Marco’ya Senin ruhun benim en dokunaklı yüreğim Ölümden söz etmek için vakit daha erken  At üzerinden bütün taşınmaz yüklerini. Sevginin adı varsın unutulsun. Sen keşfettin mavinin en derinini. Ruhunu bırak. Kendi girdabını bilmeyen bütün deliler gibi zamanı dinlemesin, bilmesin... Ruhunu serüvene çıkar. Bir ezginin hiç bilinmeyen notasına sal umutlarını. Yeryüzüne çığlıklar atan hiçbir yüreği incitmeden. …

-Marco’ya
Senin ruhun benim en dokunaklı yüreğim
Ölümden söz etmek için vakit daha erken 
At üzerinden bütün taşınmaz yüklerini.
Sevginin adı varsın unutulsun.
Sen keşfettin mavinin en derinini. Ruhunu bırak.
Kendi girdabını bilmeyen
bütün deliler gibi zamanı dinlemesin, bilmesin…
Ruhunu serüvene çıkar.
Bir ezginin hiç bilinmeyen notasına sal umutlarını.
Yeryüzüne çığlıklar atan hiçbir yüreği incitmeden.
Bütün umutların macerasına açık tut gözlerini.
Bırak korkak evren olduğu yerde dönsün.
Sen ‘düz bir tepsidir dünya’ diyenlere inan.
Ama yolun sonuna ulaşma sakın.
Yol ortasında unutulmuş acemi bir menekşenin
olur olmaz sohbetiyle oyalansın yüreğin yıllar boyu.
Zaman senin ve ruhun aç. Sevinçtir yolculuğun evi.
Gökyüzü kararmış, yaşam yorgun ayaklarıyla
sürüklüyor gündüzleri…
Önemseme. Mavi bir çizgidir yüreğin.
Unutma! ruhtur yaşamın belleği.
Ey yolcu!
Uçurumun baş döndürücü zevkini, günlük hayatın
tutkularıyla değiştir.
Bırak gökyüzü avuçlarında maviliğini keşfetsin.
Her ülkenin yağmuru farklı bir tat taşır.
uzat kirpiklerini.
Seni senden soranlara selam olsun yüreğin.
Adresi belirsiz bir ruh taşı.
Denize kavuşan bir salın o turkuaz tadına gizle tüm sözlerini.
Geceler senin çığlığındır unutma.
Ruhun en büyük serüvendir.

Yazar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yelda Karataş

Yelda Karataş