Home/Şiir

Şiir

UNUTULUŞ

Sen hep öpüşümle hatırla beni, Deli bir çağdan geçişimizi ikimizin, Sen hep yorgun resimlerde an beni, Ürkek sevinçler yaşamışız say. Soytarı akşamın olayım gülelim , Olmayacak işlerin terkedilişinde, Son bir defa hiçliğimizi kuşatalım.  İnce bir şarkı olsun aramızda, İnce bir dilim ekmek ve yeterince sızı, Balıkların kayboluşunu konuşalım lebideryada, Sen benim unutuluşumu ser önüne . …

İrfan’a

Evvela bu şiire bir özle başlamalı, Sonra söz, Sonra ses, Sonra anlatmalı işte Sana dair detayları. - Ah, eminim dokundukça yanacak elim. Uzandığım her hece ters yüz edilmiş bir çivi gibi batacak etime. - Duyuyorum, ıslığın da yavaş yavaş sızmaya başladı dizelere. Bilen bilir, Bilmeseler de fark etmez; Bir de töz var senden bize kalan, …

‘Sepetime ekle’

Kelimeler sallanırdı iki çamaşır ipindeOnar metreden az eksikHasır düğümlerden farksızdı dertlerimizİçinde bir avuç zeytinSokak kedili pijemalarımızlaİncilerimiz dökülmeden az önceAltıncı kattayızYediye yetişmez ipin pazara çıkmadığı bir gündüÇamaşırlar da tertemizKışı çürümeden  geçiren bir sepetBalkondaAnılar taze ekmek kokusundaUnutkan yeminlerimizNemli gözler her cümleden daha uzunUykusuzdu neşemiz‘Dikkat kırılır’ etiketi yok ki kalbimizdeYumurtayı koruyan bakkal amcaDeftere  ‘yavaş sev’ yazsın veresiye yerineTembihlesin‘Arkana …

Z-AMANSIZ

24 Şubatlara, İyi ki doğdun I Hey küçük kız! Bizi bırakıp da -Nereye Böyle z-amansız Kardeşim diye Seslenmek istiyorum sana Bu kez de şiirimde Çünkü Ölen kız çocukları, Hayır, tüm ölü çocuklar Birer birer Artık geri dönmeyi bekleyecekler Unutmadığımız o evimize II O balkona dönsen Küçük kız Elinle ötelesen zamanı Şarapnel parçalarını Salkım söğüt saçların …

Avuçları Sımsıkı Kapalı

Sonbaharın yaprak yağdıran günlerinden Gök sarı Ankara karanlık Kaldırımda topuk sesleri Islak çocuk bahçesinde tuhaf bir neşe Mevsimini şaşırmış bir balarısı döne döne gidiyor ürkek Bulutlar sarılmış yağmura, düşmesin diye Ama ilk damlalar geliyor işte, ayrılık sarısı  Avuçları sımsıkı kapalı İçinde kalbinin yarası, İçinde kayıp nefesinin yarısı Şehrin soğuk betonlarında yankılanıyor hüzün Yaldızlı umutları az …

BAZI ÜŞÜMELER

Üşüyorum dedi sessizce, Anlamadım! Battaniye uzattım hemen, Yün kokan kalın bir kalkan.  Sarılmamı istiyordu oysa, Anlamadım! Omuzlarım vardı, Eski liman gibi sığınak, Dalgalı gecelerde korunak. Ben anlamadım yine de, O üşümeye devam etti; Damarlarında ince kırağı, Gözlerinde kar. Bazı üşümeler geçmez yünle, Örtülmez battaniyeyle; İnsan ister Sessizce sarılmayı. Soğuğu hava sandım önce, Rüzgâr sandım, Fırtına …

ASYA

Sonra şöyle oluyor Usulca oluyor Çekingen elleri bir çocuğun "Saçımı örer misin?"  Bir küçük yürek Asya Göz göze geliyoruz usulca Tanrım bu çocukların bakışı neden bu kadar büyük Sarı, yeşil, mor, mavi Asya'nın belikleri O topladı ben ördüm Sonra usulca sarıldık Asyanın kirpikleri kapandı usulca 'Bana bir insan çizer misin Asya' Usulca 

YILDIZLARIN UMUT IŞIĞI

...belki bütün mevsimleri bilen bir güneş doğar gönlümüze belki acı utanıp kapatır yüzünü dağlara yalnız sevinç kokusu yayılır denize yıldızların umut ışığı belki bir kez kedersiz bir gün doğar yeryüzüne ölüm kendinden utanır saklanır göğün en ıssız yerine  belki 

GÜNEBAKAN

Yalnız ve sessiz evin kedisi bilir beni senden çok, İlişir yanıma, yorgunluğuma uzanır Bilir seni düşünürken katmer katmer sarı çiçek açtığımı ve çatısına esmer kuşların tünediği yüreğimde kırılgan özlem şiirleri yazdığımı  Sen ki ancak rüyalarım kadar gerçek sevgili Bitmeyen yolculukların gelmeyen misafiri Dağ meltemi misali sokulursun kuytularıma, üşütürsün  Gidişinde ılık ve kızıl akşamları gönlüme seren …

EY YOLCU, RUHUNU SERÜVENE ÇIKAR

-Marco’ya Senin ruhun benim en dokunaklı yüreğim Ölümden söz etmek için vakit daha erken  At üzerinden bütün taşınmaz yüklerini. Sevginin adı varsın unutulsun. Sen keşfettin mavinin en derinini. Ruhunu bırak. Kendi girdabını bilmeyen bütün deliler gibi zamanı dinlemesin, bilmesin... Ruhunu serüvene çıkar. Bir ezginin hiç bilinmeyen notasına sal umutlarını. Yeryüzüne çığlıklar atan hiçbir yüreği incitmeden. …