Home/5. Sayı

5. Sayı

GRAAL

Yitmiş bilgeliğin anahtarı Altın taşta dirilen siluet Yormasın bizi kanayan aşk Kederi sudan ağır cinnet Benden uzak dursun ey yaradan Ben gazeller şerhiyim biline Bir şemin muradıyım sorula Ki ben bir tanrı kuluyum Adı ya Ferhad ya Muhammed  Kalsın benden de bir hikâye  Sine-i kalbimde Musa’nın öfkesi Kan ekmek göstermez ki cerhimi Her cenazenin ardından …

İNSAN SEVDİĞİNE DARILIR 

Sana gelmiş, cana gelmiş, ruha gelmiş acıdır, Bana senden, cana senden, ruha gelmiş sızıdır, Anca insan, darılırmış, se’diğinden a’rıdır, Çile olmuş, gebe kalmış, ızdıraptan yaradır.  Kala kalmış, nice ruhlar, sızıyorken demeler, Yola çıkmış, bî-nazir ruhla’ yanarken kede’den, Teke tekken, sade ruhlar a’rıyorken kaleden, Sade meftun, muteber dosta ağlar yüre’ten. Suya kanmış, dosta yanmış, gidiyorken firardır, …

Uyanış

bir mezarın kalbinden söküp aldın kalbimi duasız ve minnetsiz dirildim  şimdi gözlerimde  gözlerinden yağan o tanıdık yağmur biraz demli ve şekersiz sen ki yalanı aynanın sırrından söküp alan hakikat dilinin namlusunda bir çiçek ha getirdi baharı ha getirecek konuş ayrık otunu anlat bana bir tırtıla kelebeği hatırlat sızlayan kemiklerime bile gücendim söğüt, bahçe ve şarkılar …

Käthe Kollwitz

Käthe Kollwitz, 1867 yılında Almanya’da doğmuş, 20. yüzyılın en güçlü toplumsal gerçekçi sanatçılarından biri kabul edilen ressam, gravür sanatçısı ve heykeltıraştır. Sanat yaşamı boyunca özellikle işçi sınıfının yoksulluğunu, savaşın yıkımını, açlığı, anneliği ve insan acısını konu aldı. Akademik ya da aristokrat çevrelerden çok; fabrikalarda çalışan işçiler, yoksul kadınlar, yas tutan anneler ve emekçiler onun sanatının …

BİZİM DENİZ – MARE NOSTRUM

En uzun koşuysa elbet Türkiye’de de Devrim,O, onun en güzel yüz metresini koştuEn sekmez lüverin namlusundan fırlayarak...En hızlısıydı hepimizin,En önce göğüsledi ipi... Acıyorsam sana anam avradım olsun,Ama aşk olsun sana çocuk, aşk olsun! https://46xx.net/wp-content/uploads/2026/05/WhatsApp-Video-2026-05-14-at-01.09.17.mp4

YARIM AMİNİN YASI

Annesin biliyorum Sütünden zehir sağıyorsun hala Çocuk büyüdü Senin memelerinde hala diş izleri takvim gibi Her ninni boğazında can kırığı  Oysa ben senin karnında bir kara delik  Oradan bakardın dünyaya Göbek bağımla bağlardın intiharlarını Beni doğurdun ve kendini gömdün Kendini gömdün ve beni doğurdun Şimdi aynı mezarın iki ucunda Solucanlara anlatıyoruz aynı rüyayı Anne Senin …

Annem

Geliyor dağın yeli, çölün tortusu, çok Bu göğün altını üstünü talan ettik, yok Yok yok susmaya, yok var etmeye,  İnsanın insana kardeşliği, yok yok.  Çocuk yüzlerimiz kirlenmemişken daha,  Ölüm çok uzak bir başkentti bilmediğimiz. Annem eski bir sininin eteğinde, Doyururken bedenimizin boşluğunu, Elleri nasırlı sevgiler dağıtırdı yüzümüze. Annem bir çingenenin göçü gibi yurtsuz, Rengarenk bir …

VEDA DÜELLOSU

Duygularımın akıllıca öldürüldüğü bir gündü  Kalbimin ayakları olabilseydim Kaçıp giderdik yanından  Durdum ve sessizce dinledim Her bir sözcük ölmüş bir istek Her bir bakış ışıksız mağara Her bir dokunuş öpüşsüz bir gün-dü Hakkını verdik mi ne Bu veda düellosunun.

MUTFAKTA ANNEM VAR

Arapsaçı, radika, şevketi bostan, enginar ve cibez Çıkmayınca sudan Tırnağı çiçek yaprağı Kırmızısı soyulan lale eller Limonlu zeytinyağında gırçlayan Hep kuru ve ak Bazen Arko kokulu Yüreği pır pır Terliği uçurtma yapan eller Damağımı ağlatan barbunya Mahmur saçıma bulaşan reçel Bit ayıklayan Saç bigudileyen Kedime yakamda ilmek Kravatı beceremeyen eller En az üç altın hep …

MİSRİ

dadandıydın uşkuna orda burda Van’da yahut otobüs durağında kök hatıra içe doğru nem tutan ucu bucağı olmayan  yola döküldüydü zaten neydi ki insanı hafızaya sırlayan  çekiç asfaltta küsuratı eski bir boşluktan kavuşamamak uzaklığına ne çok gezdin, ne az konuştun patikleri de aldı zaman adın Misri heybende kaval sesi ıstıraptan derin değil o yerleşik iz karnında  …