Home/Şiir

Şiir

MUTFAKTA ANNEM VAR

Arapsaçı, radika, şevketi bostan, enginar ve cibez Çıkmayınca sudan Tırnağı çiçek yaprağı Kırmızısı soyulan lale eller Limonlu zeytinyağında gırçlayan Hep kuru ve ak Bazen Arko kokulu Yüreği pır pır Terliği uçurtma yapan eller Damağımı ağlatan barbunya Mahmur saçıma bulaşan reçel Bit ayıklayan Saç bigudileyen Kedime yakamda ilmek Kravatı beceremeyen eller En az üç altın hep …

MİSRİ

dadandıydın uşkuna orda burda Van’da yahut otobüs durağında kök hatıra içe doğru nem tutan ucu bucağı olmayan  yola döküldüydü zaten neydi ki insanı hafızaya sırlayan  çekiç asfaltta küsuratı eski bir boşluktan kavuşamamak uzaklığına ne çok gezdin, ne az konuştun patikleri de aldı zaman adın Misri heybende kaval sesi ıstıraptan derin değil o yerleşik iz karnında  …

JASMİN

Beyoğlu’nun uykusuz gözlerinde, Jasmin; Nüfus kâğıdı yorgunu İsmin bir fısıltı, Cismin ise bir direniş, Cihangir’de yankılanan Bir yasemin kokusu.  Galata’nın gölgesi üstüne düşse, Yine de soğuğunu keser mi bu şehrin? Biliyorum Yeni bir gökyüzü kuruyorsun kendine, Bir nefes, Bir nefes daha. Kazaen yanlış bedende doğmak Günahkar mı yapar seni? İnsan yanlışlıkla seçmez ki kendini. Bir …

İki Dişli Masumiyet

Resim: İlkyaz Çabuk, 5 yaş‘Ben bu paranın iki parçalı halini bilirim. Bizim çekmeceden çalmış. Yapıştırmış, yastığımın altına koymuş.Diş perisi yok, 2 dişimi de boşuna almış...’Dili rahat vermiyor ki hikâyeyi anlatsın…Çatıya attığı sütün hesabı, elinde kâğıt 10’lukTükürüğü uçuyorKalbi nasıl sıkışık…Masumiyet ısırıyorAğzında iki diş aralık

Didem Madak’ın Kızı Füsun’a Mektubu

Canım kızım,Sana mektup yazacağım. Çünkü artık başka bir şey yazamıyorum. Bu konuda pek de dertli değilim doğrusunu istersen. Sen bana belki bugüne kadar yazdığımdan başka türlü bir yazı yazmayı öğretirsin.Kendimi bir sonbahar ağacı gibi hissediyorum. Mutlu bir sonbahar ağacıyım ben. Yere düşen yapraklarımı eğilip topluyorum. Saçıma tutuyorum. Bakın yakışmış mı diye soruyorum. Sonra yaprakları havaya …

Beni Öp Sonra Doğur Beni

Şimdiutançtır tanelenensarışın çocukların başaklarında.   Ovadangözü bağlı bir leylak kokusu ovadançeviriyor o küçücük güneşimizi. Taşarak evlerden taraçalardangelip sesime yerleşiyor. Sesimin esnek baldıranısesimin alaca baldıranı. Ve kuşlara doğrufildişi: rüzgarın tavrı.Dağ: güneş iskeleti. Tahta heykeller arasındadenizin yavrusu kocaman. Kan görüyorum taş görüyorumbütün heykeller arasındakarabasan ılık acemi- uykusuzluğun sütlü inciri -kovanlara sızmıyor. Annem çok küçükken öldübeni öp, sonra doğur …

Kapı Dışında Bayram

Sabah daha tam doğmamıştı,  Fırat’ın üstünde ince bir titrek ışık, Çarşı yarı uykulu, Ama çocuklar… Çocuklar çoktan bayram.  Kurdeleler kırmızı, Gömlekler ütülü, Ayakkabılar biraz büyük ama umut tam ölçü… Bir tek o eksik. Başında bir dünya yükü, Yuvarlak bir tepsi değil sadece, Simit değil taşıdığı— Çocukluğunun ağırlığı. “Sıcak simit…” diyor, Sesi kalabalıkta kayboluyor. Bayram, en …

Berivan

Köy çocuklarınaParmağı dişlerinin arasında, Saçları bir bozkırın yalnızlığında,Adın büyük bir ormandır Berivan.Nasıl ki büyük kentler kalabalıktır,Ve yalnız akar adımların çokluğu orada,Bazen senin ormanının taşı olmak,Yalnız bırakmaz ellerinin telaşını.Sen hayaller kurmada üstünsün,Sen çocukluğun en candan gülüşü,Bir bahar açmaktır derdin, bir çiçek olmak,Sancılı olacaktır elbet büyüdüğün toprak,Bu kurak toprağa kök salmak sana uzak,Korkuyu uyut, çık bu soluksuz platodan.Tepelerin …

Belik 

-Ünzile’ye yeniden bakış-Döl sertçe tükürüldü adeta anasının içine Bir cenin böyle hoyrat düşmemişti hiçbir rahme Adam Kadınsız Kendi başına yaptı onu Ses yoktu Umut yoktu Aslında adamın bile adı yoktu  Annesi de mi yoktu? Belik, fersiz gözleri yerde, soğan ve ter kokandı Dışı dün, içi geçen gün gibiydi Ah rahmi yüreği kadar acıdı Belik… Keşke …

YARALI KUŞ

Resim: Hakan Abdulhamid CerrahoğluKarnı doymalı önce bir çocuğunSığınacak çatı altıRuhunu okşayacak bir el olmalıOysa onların,Aynalı elbise dolabıEn temizinden bir entari belki kırmızıÖzenle kesilmiş kâkülleriYarına kalacak anne resimleriYok Şimdi yalnız sokaklara ev diyorBir küçük beden çıplak ve kimsesizKöşe başına kıvrılmış ayak izleriBaşında güvercinler çırpınıyorAh, nasıl sevinecek biri uzatsa eliniGüneş’ten başka dönüp bakanYok Kaldırımlar iyi tanır kimsesiz ıslıklarıPazar kahvaltısı …